1. HABERLER

  2. Başbakan Erdoğan: Çok vahim bir skandal
Başbakan Erdoğan: Çok vahim bir skandal

Başbakan Erdoğan: Çok vahim bir skandal

Paralel yapıyla ilgili çarpıcı açıklamalar yapan Erdoğan, yasalara aykırı şekilde devletin mahrem görüşmelerinin dinlendiğini belirtti.

A+A-

Başbakan Erdoğan, paralel yapının yasalara aykırı şekilde devletin mahrem görüşmelerini dinlendiğini belirterek, “Bir Başbakanı, cumhurbaşkanını, bakanları dünyanın hiçbir yerinde dinleyemezsiniz” dedi. Başbakan Erdoğan savcının tamamıyla keyfi bir şekilde dinlemeler yaptığını, gizli dosyalardaki dinlemelerin birilerine servis edildiğini ve yasaların çiğnendiğini belirtti.

Bu dinlemeleri yayınlayanların yasayı ihlal ettiğini söyleyen Başbakan ‘Aslında çok vahim bir skandalla karşı karşıyayız. Türkiye'de örneği görülmeyen ihanet girişimi ile karşı karşıyayız. Bu dinlemeler gerekli izinler alınmadan yapılmıştır. Şu ana kadar sadece birkaç dosyadaki dinlemeler ortaya çıkarılmıştır.’diye konuştu.

Dinlemelerin TÜBİTAK merkezinde yapılmasına değinen Başbakan Erdoğan, Güvenli hat diye bir şey olmadığını, dinlemelerin kriptolu telefonları imal eden yerin merkezinde dinlenip, depolandığını söyledi.

Başbakan, “Niye bu partiler hep ikinciliği, üçüncülüğü, dördüncülüğü kabul ediyorlar. Eğer partim bu seçimlerden de birinci olarak çıkmazsa ben siyaseti bırakmaya hazırım. Acaba diğerleri bun hazır mı?” ifadelerini kullandı.

17 Aralık’ın bir darbe girişimi olduğunu ve bunun hükümet tarafından püskürtüldüğünü söyleyen Erdoğan, bu girişimin cezasız kalmayacağını ifade etti. Erdoğan, “Devlet aleyhine yapılan bütün işler ortaya dökülecek failleri yargı karşısına çıkacak” diye konuştu.

"Çok vahim bir skandalla karşı karşıyayız"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, dinleme skandalıyla ilgili, "Türkiye Cumhuriyeti tarihinde örneği görülmeyen, açıkçası başka ülkelerde de bugüne kadar örneğine rastlanmayan hukuk ihlaliyle, hatta ihanet girişimiyle karşı karşıyayız" dedi.

“12 YIL GEÇİNCE BAZI ŞEYLER HATIRLANMIYOR YA DA HATIRLANMAK İSTEMİYOR”

2002 yılında 20 bin geniş bant internet abonesinin olduğu Türkiye’de şu anda 34 milyon aboneye ulaşıldığını söyleyen Başbakan Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

“Çok açık net her şey ortada. Buna rağmen ulusal basında gazete satışlarının azalmadığını tam aksine arttığını görüyorsunuz. 2002’de günlük yaklaşık 4 milyon adet gazete satılıyordu, şu anda internetin bu kadar yaygınlaşmış olmasına rağmen 4.5 milyonun üzerinde gazete satılıyor. Medyadaki bu gelişmeye ek olarak bildiğiniz gibi ifade özgürlüğünde, temel hak ve hürriyetlerin geliştirilmesinde, basın özgürlüğünde çok önemli adımlar attık. Siyasetin üzerindeki vesayeti kaldırırken aynı zamanda medya üzerindeki vesayeti de kaldırdık. Aradan 12 yıl geçince bazı şeyler hatırlanmıyor ya da hatırlanmak istemiyor. Açıkçası şu anda yaşı 25’in altında olan gençlerimizin de Türkiye’de özgürlüklerin nereden nereye geldiğini görmek için kıyas yapmakta zorlandıklarını biliyoruz.”

“BİRÇOK MEDYA ANAYASA’YI AYAKLAR ALTINA ALARAK SES KAYITLARI YAYINLIYOR”

Bugün medyada var olan özgürlük ortamının bundan 12 yıl önce hayali dahi kurulamadığını ve kurulamadığını dile getiren Başbakan Erdoğan, “Bakın burada bir tek örnek vereceğim. Bugün yaşadıklarımız da dikkate alındığında ne kadar çarpıcı kıyas olduğunu eminim sizler de kabul edeceksiniz. İngiltere’de gazeteciler haber yapma adına bazı telefonları dinlediler. Telefon mesajlarını elde ettiler. Bundan dolayı yapılan soruşturmada 50 gazeteci gözaltına alındı. Bunlardan bazıları mahkum oldu. Bu skandala karışan gazete, ortaya çıkan skandaldan dolayı mahcup duruma düştü. Yayıncı kuruluş tarafından bu gazete kapatıldı. Ama dikkat edin hiç kimse, ’İngiltere’de gazeteciler tutuklandı, gözaltına alındı’ demedi. Hiç kimse İngiltere’de basın özgürlüğü yok demedi. Bizimi şu anda yaşadıklarımıza bakın. İngiltere’de yaşananlara bakın. Şu anda birçok gazete ve televizyon, birçok internet sitesi hukuku hiçe sayarak Anayasa’yı, yasaları, bunların ötesinde insani vicdani değerleri ayaklar altına alarak her gün ses kayıtları ya da tapeler yayınlıyor ama montaj montaj” dedi.

“BUNLAR YASAL DİNLEME DİYEREK KILIF UYDURUYORLAR”

“Bazıları bu dinlemelerin yayınlanmasına, ’bunlar yasal dinleme’ diyerek, kılıf uyduruyor” diyenBaşbakan Erdoğan, konuşmasına şöyle sürdürdü:

“Bu yayınlanan dinlemeler yasal dinleme değildir. Arkadaşlar, Türkiye’de dinleme yapmanın belli kuralları vardır. Bu kurallar ihlal dilmiştir. Bir başbakanı dünyanın hiçbir yerinde dinlemezsiniz. Bir cumhurbaşkanını dinleyemezsiniz. Bir Genelkurmay başkanını dinleyemezsiniz, bakanları dinleyemezsiniz. Savcı, tamamen keyfi bir şekilde devletin mahrem telefon görüşmelerini dinlemiştir. Hukuksuzluk sadece dinlemeden ibaret değildir. Gizli bir dosyada yer alan dinlemeler de birilerine servis edilmiş, bu yolla da savcı ya da bu dinlemeyi yapan memurlar ayrıca Anayasa’yı, yasaları çiğnemiştir. Savcının ya da memurların servis ettikleri bu dinlemeleri yayınlayanlar da buna CHP Genel Başkanı dahil aynı şekilde Anayasa’yı, yasaları ihlal etmişlerdir. Bugün de hala ihlal ediyorlar. Yaşanan skandal bundan ibaret değildir. Yasal olmayan dinlemeler yapılmıştır. Kriptolu telefonlar dinlenmiştir. İstenilen elde edilemediği durumlarda da sesler üzerinde montaj yapılmış, kurgu yapılmış, dublaj yapılmış, ortaya tamamen hayali senaryolar, piyesler çıkarılmıştı.”

“BUNLAR SEVİYESİZ”

Çok vahim bir skandalla karşı karşıya olduklarını vurgulayan Başbakan Erdoğan, “Türkiye Cumhuriyeti tarihinde örneği görülmeyen, açıkçası başka ülkelerde de bugüne kadar örneğine rastlanmayan hukuk ihlaliyle, hatta ihanet girişimiyle karşı karşıyayız. Son derece keyfi biçimde Türkiye genelinde sayısı 100 binleri bulan her kesimden kişinin dinlendiğini görüyoruz. Bu dinlemeler gerekli izinler alınmadan, usullere uyulmadan yasal gereklilik getirilmeden yapılmıştır. Şu ana kadar sadece birkaç dosyadaki dinlemeler ortaya çıkarılmıştır. Bu dosyada, biliyorsunuz ‘Selam’ örgütü adında hayali bir örgüt oluşturulmuş, 3 bine yakın kişinin telefonu 3 yıl süreyle dinlenmiş. Bir başka dosyada 450 MHP’linin telefonları dinlenmiş. Ayrım yapılmaksızın parti genel merkezleri, partilerin il başkanlıkları, milletvekilleri, bürokrat, gazeteciler, yazarlar, sanatçılar hepsi dinlenmiş. Ülkenin az önce de söylediğim gibi cumhurbaşkanı, başbakanı, bakanları, genelkurmay başkanı da dinlenmiş. Düşünebiliyor musunuz, ben dün akşam Rusya Devlet Başkanı Putin ile görüşme yaptım. Bunu sadece uluslararası istihbarat örgütleri dinlemek isterler. Bu görüşmenin içeriğini öğrenmek isterler ama burada Türkiye’de bir savcı keyfice dosya hakkında örneğin son derece mahrem görüşmeyi dinleyebiliyor. Belki de bizim devlet başkanlarıyla, başbakanlarla yaptığımız görüşmeler böyle keyfice dinlenebiliyor. İşte Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız. Bir ülkenin Enerji Bakanı ulusal ve uluslararası manada son derece gizli, mahrem görüşmeler yapar. Enerji Bakanımız Kıbrıs konusundan tutunuz tahkim konularına, nükleer enerji yatırımlarından tutunuz petrol ithalatına, doğalgaz ithalatına kadar çok önemli konularda görüşmeler yapıyor. Elektrikte bir sentlik bir artışın Türkiye’ye maliyeti nedir biliyor musunuz arkadaşlar; 400 milyon dolar. Enerji Bakanımızın dinlenmesinin, pazarlıkların sızdırılmasının Türkiye ekonomisine nasıl bir maliyet yükleneceğini sizlerin takdirine sunuyorum. Bakınız çok enteresan. Bakıyorsunuz birçok ihaleler yapılıyor. Bu ihalelerde diyelim ki bir tanesi saf dışı bırakılmış ve şahsıma müracaatı olmuş veya olabilir. Bende kendisine dava aç diyorum. Ve dava neticesinde o ihalenin iptali çıkıyor ve burada bu ülkenin, bu devletin 100-2000 milyon dolar kazancı oluyor. Bu telefon görüşmesini dahi dinleyecek kadar bunlar seviyesiz. Bu paralel yapının içerisinde bu denli bu ülkenin, bu milletin menfaatlerini hiçe sayan tipleri gördük bu arada. Bir hukuk devletinde böyle şeyler yaşanamaz arkadaşlar” ifadelerini kullandı.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.