1. HABERLER

  2. Başbakan Erdoğan: 'Kılıçdaroğlu ilk defa doğru söyledi'
Başbakan Erdoğan: 'Kılıçdaroğlu ilk defa doğru söyledi'

Başbakan Erdoğan: 'Kılıçdaroğlu ilk defa doğru söyledi'

Kırklareli’nde halka hitap eden Başbakan Erdoğan, Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel Başkanlığı döneminde ilk defa doğru bir söz ettiğini söyledi.

A+A-

Başbakan Erdoğan, Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel Başkanlığı döneminde ilk defa doğru bir söz ettiğini kaydederek, “-Yalancıdan, hırsızdan başbakan olmaz- diyor. Doğru söylüyor. İşte onun için bu CHP genel müdürü başbakan olamıyor ve olamayacak” dedi.

Kırklareli’nde büyük ve coşkulu bir kalabalığa konuşan Erdoğan, CHP’nin Fethullah Gülen’in kontrolüne girdiğini ifade ederek, “CHP, Pensilvanya’daki o zat tarafından idare ediliyor. Pensilvanya’daki o zat da CHP’yi kukla gibi oynatıyor”dedi. Gülen’in bir röportajına değinen Başbakan, “Pensilvanya’daki o zat bir röportajında ‘Cebrail parti kursa ona oy vermem’ diyor. Şimdi ise bütün kibriyle CHP’yi desteklemeye çalışıyor. Türkiye’yi karıştırıyor” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, Kılıçdaroğlu’nun CHP genel başkanlığı döneminde ilk defa doğru bir söz ettiğini kaydederek, “-Yalancıdan, hırsızdan başbakan olmaz- diyor. Doğru söylüyor. İşte onun için bu CHP genel müdürü başbakan olamıyor ve olamayacak” diye konuştu.

BAŞBAKAN ERDOĞAN: "CHP’NİN GENEL BAŞKANINA PENSİLVANYA’DAKİ HOCASI AKIL VERİYOR"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “CHP şu anda Pensilvanya’daki o zat tarafından idare ediliyor. Burası çok anlamlı. CHP’nin genel başkanına Pensilvanya’daki hocası akıl veriyor. Eline kasetler gönderiliyor. Montaj kasetler gönderiliyor. Akıl veriyor yol gösteriyor. 90 yıllık parti CHP şu anda Pensilvanya’daki bir zat tarafından adeta kukla gibi oynatılıyor” ifadelerini kullandı.

Kırklareli’de halka hitap eden Başbakan Erdoğan, “Kırklareli’nin bizim gönlümüzde özel bir yeri var, müstesna bir yeri var. Kırklareli bizi 4 ay bağrına bastı, bize ev sahipliği yaptı. AK Parti düşüncesi Kırklareli’nde oluştu, Pınarhisar’da oluştu. AK Parti’nin çizgisi, istikameti, rotası burada şekillendi. AK Parti’nin doğuşuna Afyonkarahisar ve Ankara’dan önce İstanbul ve Kırklareli şahitlik yaptı. Onun için Kırklareli’nin benim dünyamda özel bir yeri var. Bundan sadece 3 ay önce 6 Aralık’ta yine buradaydık. Pınarhisar’da 100 trilyon liralık yatırımların açılışını yaptık. Lüleburgaz, Kırklareli merkez, Babaeski, Demirköy, Kofçaz’a yaptığımız yatırımların resmi açılışlarını gerçekleştirdik. 1 gün içinde Kırklareli’ye 2 katrilyon 696 trilyon liralık eser kazandırdık özel sektörle beraber. Bizim farkımız bu. Bizi diğerlerinden ayıran bu. Onlar laf üretir biz icraat üretiriz. AK Parti’nin siyaseti eser siyasetidir. CHP esersizlik siyaseti, kaset siyaseti yapar. MHP, hakaret siyaseti yapar. BDP, gerilim siyaseti yapar. Ama AK Parti eser siyaseti yapar. Unutmayın ‘eşek ölür kalır semeri insan ölür kalır eseri’ farkımız bu. Onlar yaptıklarıyla değil, iftiralarıyla ayakta durmaya çalışırlar; biz eserlerimizle… Kırklareli’de bizi eserlerimiz anlatıyor, yaptığımız yollar, açtığımız okullar bizi anlatıyor. Kırklareli Üniversitesi’ni biz kurduk, biz açtık. Hastaneler bizi anlatıyor. Toplu konutlar, köprüler, viyadükler, barajlar bizi anlatır. Biz eserlerimizle, yaptıklarımla, yapacaklarımızla, planlarımızla, hedeflerimizle konuşuruz. Onun için size bir plancı, bir Mimar Selahattin Minsolmaz’la Kırklareli’ye geldik. Kırklareli maalesef mağdur, ihmal edilmiş. Burada belediyecilik yok” dedi.

“CHP’NİN ANLAYIŞINDA BELEDİYECİLİĞİ BULAMAZSINIZ”
“CHP’nin anlayışında belediyeciliği bulamazsınız” diyerek konuşmasını sürdüren Başbakan Erdoğan, “Ben İstanbul’u CHP’den aldım. Ve CHP’den aldığım zaman İstanbul çöp dağlarıyla işgal edilmişti. İstanbul susuzdu. Hava kirliliği vardı. Sene 94 İstanbul’da yolsuzluk vardı. İSKİ yolsuzluğunu duymuşsunuzdur. Anneler iyi bilir. Şimdi çıkmış CHP’nin genel müdürü hala yolsuzluk iftiralarıyla, kasetleriyle ayakta kalmaya çalışıyor. Sizin geçmişiniz kirli. Ey genel müdür; senin SSK Genel Müdürlüğü’nü biliyoruz biz. Biz SSK hastanelerinde kuyruktaydık sen genel müdür olduğun zamanda. Hastanelerde odalar değil koğuşlar vardı. Sağlam girin hasta çıkardınız. İlaç alamıyorduk hatırlayın. Doktor reçete yazıyor hastanenin eczanesine iniyorsunuz ilacın yarısı var yarısı yok. Beyefendi o zaman genel müdürdü. Anlamaz. Buna 5 tane koyun teslim et kaybeder gelir. Kırklareli bunu iyi bilir, bunlar bu işten anlamaz. Bunlar sadece iftira ederek ayakta kalacaklarını zanneder. Bütün bunlara rağmen şimdi hastanelerimiz nasıl? İstediğin hastaneye gidiyor musun, istediğin eczaneden ilacını alıyor musun? Anneler şu anda AK Parti iktidarı var da onun için. Şu anda ambulans helikopterlerimiz Anadolu’nun dört bir yanında, dağlarda, şurada burada hasta mı var helikopter oradan uçuyor alıyor hastaneye getiriyor. Hamile anneler mi var; 10 gün önceden şehirde misafir ediyoruz. Doğumdan sonra ne kadar kalması gerekiyorsa kalıyor sonra köyüne gönderiyoruz. İnsan bizim için çok önemli. ‘Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.’ Şu Türkiye’de, şu Kırklareli’de bunların hangi eseri var? Göremezsiniz. Bunların dikili ağacı olmaz. İstanbul’da yaşadım. Şu Istranca’nın dağlarından 180 kilometreden İstanbul’a biz dağları delerek su götürdük. Bunlar böyle bir şey niye yapmadı? Bunlar biz bulutları bombalayacağız İstanbul’a su gelecek diyorlardı. Bombaladılar da bir şey geldi mi. Yalova’dan su getireceğiz dediler tankerlerle. Yalova’dan getirdiği 1 tanker su Beşiktaş’a bile yetmez. Ama biz hamdolsun dağları deldik, İstanbul’un susuzluğunu giderdik. O gün bugün böyle bir sıkıntı yok. Bununla kalmadık, denizin altından bile su tünelleri açtık. Ama bunların hafsalası bunları almaz. Dertleri yok. Biz dertliyiz dertli. Biz bu millete sevdalıyız. Bizim farkımız bu. Şu anda süratle çöp olayını hallettik. Dünya’nın sayılı temiz kentleri arasına girdi İstanbul. Hava kirliliğini hallettik. Göreve geldiğimde Türkiye’de 9 vilayette doğalgaz vardı. Şimdi 73 vilayette doğalgaz var. Doğalgaz denince akla anacığım geliyor. Çünkü apartmanın bodurum katından anacığım kömür taşıyordu. Soba bir odada yanıyor. Her odada yanmıyor. Bir oda ısınıyor. Koku bir taraftan, pislik bir taraftan, küller bir taraftan. Ah gariban anam neler çekti neler. Ama şimdi hamdolsun kombiye basıyoruz bütün daire ısınıyor. Sıcak su banyoda mutfakta her yerde var. Artık anneler hanımlığını, hanımefendiliğini yaşamaya başladı. Modern dünya neyse Türkiye de onu yaşamaya başladı. Ve bunlar benim milletime bunu çok gördü. Sağlıkta çok gördüler, yaşamda çok gördüler. Gazeteler maske dağıtıyordu. Hatırlayın o günleri. Hava kirliliğinden dolayı. Şimdi böyle bir şey kaldı mı? Bitti o işler. Modern yaşamın yolu Ak Parti iktidarından geçer de onun için. 12 yıl boyunca biz iş ürettik onlar laf üretti. Biz Türkiye’yi büyüttük. Ve hamdolsun büyütmeye devam ediyoruz. Onlar engellemenin, yavaşlatmanın gayreti içerisinde oldular” ifadelerini kullandı.

“BUNLARIN MİLLETE GİDECEK YÜZÜ YOK”
HSYK ile ilgili yasal bir düzenleme olduğunu hatırlatan Erdoğan, “Bu ara Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu’yla ilgili bir yasal düzenleme var. Bir internet yasası. Düşünebiliyor musunuz, Resmi Gazete’de yayınlanmadan bir yasal düzenleme bununla ilgili Anayasa Mahkemesi’ne müracaat edilemez. Bu CHP güya içinde hukukçular da var. Ama bunlarda biraz da aklı evveller de var. Kalkmışlar kim verdiyse onlara bu aklı, yine Pensilvanya’dan mı geldi bilemiyorum. Bunlar Resmi Gazete’de yayınlanmadan Anayasa Mahkemesi’ne müracaat ediyor. Anayasa Mahkemesi de reddetti. Bununla yetinmediler HSYK’da da yine buna benzer bir yola başvurdular. Yine aynı şekilde resmi gazetede yayınlandı fakat bu defa da verdikleri dilekçe eksik. Aynı şekilde Anayasa Mahkemesi onu da geri gönderdi. Tamamla öyle gönder dedi. Biz de diyoruz ki bu işlerin yolu milletten geçer milletten. Ama bunların millete gidecek yüzü yok. Bunların işi gücü Anayasa Mahkemesi’ne gitmek. Hemen yaz bir kağıt gönder oraya. Ondan sonra git Anayasa Mahkemesi’nin önüne orada bir iki açıklama yap. Zannediyorlar ki bu iş millete biter. Bitmez. Bu iş millette biter. Şurada 29 gün var. 29 gün sonra boyunun postunun ölçüsünü alacaksın. İnşallah Kırklareli bunlara boyunun postunun ölçüsünü vermeye hazır mı? Kırklareli’de yeni bir dönemin başladığını görüyorum. Şu 29 günde kapı kapı dolaşmaya var mısınız? Çok çalışalım Kırklareli’nin bu makus talihini inşallah değiştirelim. Yerel yöneticilik nedir Kırklareli bunu görsün. Bunu siz yapacaksınız. Kararını siz vereceksiniz. Ben bunu başaracağınıza inanıyorum. Şu anda bölgemizde son derece önemli gelişmeler yaşanıyor. Mısır’da, Suriye’de, Irak’ta, Ukrayna’da önemli hadiseler yaşanıyor. Ancak işte bu muhalefet içerde kurduğu tuzaklarla, içerde yaptığı tahriklerle Türkiye’nin enerjisini, birikimini, ilgisini adeta bloke etmeye çalışıyor. İftira ile dedikodu ile, montaj kasetlerle, şiddetle muhalefet çok açık şekilde Türkiye’yi dünya gündeminden koparmaya çalışıyor. Biz bunların gerilim siyasetine, bunların dedikodu, iftira siyasetine hiçbir zaman prim vermedik. Bundan sonra da vermeyeceğiz. Eğer biz muhalefete kulak verirsek sizlere hizmet veremeyiz. Eğer biz bu muhalefetin yapay gündem tuzağına düşersek bu ülkeyi büyütemeyiz. Biz bugüne kadar hep işimize baktık bundan sonra da sadece işimize bakacağız. Şimdi dikkat edin CHP’nin genel müdürü koltuğa oturalı 4 yılı geçti. 4 yıl boyunca söylediği sadece 1 doğru cümle var. Siz de merak ediyorsunuz. Bu adam doğru konuşmaz ki diyorsunuz. Ama ben bir tane doğru cümlesini yakaladım. Yalancıdan, hırsızdan başbakan olmaz diyor. İnanın 4 yıl boyunca söylediği tek doğru cümle bu. Evet yalancıdan, hırsızdan başbakan olmaz. İşte onun için CHP genel müdürü başbakan olamıyor ve olamayacak. İşte bu yüzden CHP çok partili dönemde tek başına iktidara gelemiyor ve hiçbir zaman da gelemeyecek. Çünkü yalancılık bunlarda, yolsuzluk bunlarda, iftira bunlarda, dedikodu bunlarda. Hırsızlık derseniz tamamı bunlarda. Yolsuzluk bunlarda, baskı, zulüm, ayrımcılık, yasaklama bunlarda. Ey genel müdür. Sen SSK genel müdürüyken zaten yolsuzlukların içindeydin. Seni Rahşan affıyla kurtardılar. Eğer Rahşan affı çıkmamış olsaydı sen de şu anda İSKİ’nin genel müdürü gibi içerideydin. Bunlar aynı. Bunların bütün geçmişleri bir yolsuzluk tarihi. Bir baskı, zulüm, darbe tarihiydi. Şuraya dikkatinizi çekiyorum. 2010 yılındaki CHP Genel Başkanı ile ilgili çirkin bir kaset yayınlandı. Ortaya çıkan o kasetle CHP’yi yeniden dizayn ettiler. Şimdiki genel başkanı göreve getirdiler. Kendisi kasetle genel başkan oldu. O gün anayasa ile ilgili tartışmalar yapıyorduk biz mecliste. Bunu arkadaşlarım bana getirdiklerinde mecliste hemen Ulaştırma Bakanıma talimat verdim. Hemen TİB’e girin ve bu yayını kestirin dedim. Bizim ahlak anlayışımızda, edep anlayışımızda böyle bir şey olamaz. Bu ne insanidir, ne İslamidir, ne vicdanidir. Biz böyle bir şey yapamayız. Bunlar yapar mı? Yapar. Pensilvanya yapar mı? Yapar. İşte kendisi kasetle genel başkan oldu. Genel başkanın yanından çıktı aday değilim dedi. 24 saat sonra aday oldu. Ama unutmayın, kasetle gelen, kasetle gider. Bu böyledir. Onun için milletin oyuyla gelen de milletin oyuyla anca gider. Bugün kasetle siyaset yapanlar, kasetle siyaset yapılacağını zannedenler yarın işleri bitince aynen bir kasetle onlar da ortadan kaybolacaklar” diye konuştu.

"CHP ŞU ANDA PENSİLVANYA’DAKİ O ZAT TARAFINDAN İDARE EDİLİYOR"
“CHP şu anda Pensilvanya’daki o zat tarafından idare ediliyor. Burası çok anlamlı. CHP’nin genel başkanına Pensilvanya’daki hocası akıl veriyor” diyen Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:
“Eline kasetler gönderiliyor. Montaj kasetler gönderiliyor. Akıl veriyor yol gösteriyor. 90 yıllık parti CHP şu anda Pensilvanyda’daki bir zat tarafından adeta kukla gibi oynatılıyor. Bakın ben size burada bir belgeden bahsedeceğim. Geçtiğimiz aylarda vefat eden merhum Savaş Ay, 1995 yılında bu Pensilvanya’daki zatla bir röportaj yapıyor. O zat ne diyor biliyor musunuz? ‘Cebrail bile gelse Türkiye’de bir parti kursa onun partisini bile desteklenmem’ diyor. Siyasetten uzakmış, siyasetle ilgisi yokmuş. Bu saygıdan uzak ifadeyi 40 dereden 40 türlü su getirerek tevil etmeye çalıştılar. Allah affetsin. Aynen bunların televizyonunda biliyorsunuz Peygamber Efendimiz ile ilgili olarak Miraç’tan indirerek kamyonete bindirme olayı var ya bu ahlaki olmayan inancımıza tamamen ters, Peygamberimize hakaretle dolu böyle bir yaklaşımı sergileyenler aynen orada da bunu yaptılar. Allah akıl fikir, şuur versin. En başta da edep yahu diyoruz. Bunlarda sınır yok. Bunlar için gayelerine yönelik her şey mubahtır. Cebrail parti kursa desteklemem diyen zat şu anda bütün gücüyle CHP’yi destekliyor. Şu anda Türkiye’de siyaseti karıştırmanın mücadelesini veriyor. Cebrail parti kursa desteklemem diyecek kadar cüretkar, bu kadar kibirli olan bir zat şu anda uluslararası odaklarla birlikte Türkiye Cumhuriyeti devletini yıpratmaya çalışıyor. Türkiye’de yıkıcı siyasetin başını çekiyor. Bunlar tarihler belirlediler kendilerine göre. Aralık’ta iktidarı devirecekler, olmadı. Ocak da tutmadı. Şimdi yeni hedefleri var. ‘30 Mart seçimlerinde AK Parti yüzde 35’in altına düşecek Nisan’da da yeni hükümet kurulacak.’ Aç tavuk kendini darı ambarında sanırmış. İnşallah milletim 30 Mart’ta bunlara gereken dersi verecek. Hiç endişe etmiyorum.”

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.