1. YAZARLAR

  2. Feridun Fazıl Özsoy

  3. “BEN O PARLAK SÜNGÜLÜ ASKERLERİN EN ÖNÜNDEYDİM”
Feridun Fazıl Özsoy

Feridun Fazıl Özsoy

Başyazar
Yazarın Tüm Yazıları >

“BEN O PARLAK SÜNGÜLÜ ASKERLERİN EN ÖNÜNDEYDİM”

A+A-

Bu gün  Ağustos’un otuzu…

Zaferler ayının en önemli günü…

Bu gün bir milletin var olma ya da yok olma mücadelesine noktanın konduğu gün.

Türk Milletinin kendisine vurulmak istenen esaret zincirini kırdığı, ‘Türk Milletini  geldiği Orta Asya bozkırlarına sürmek’ isteyen mütecavizlere kocaman bir şamarın indirildiği ve Anadolu’yu yeniden Türk mührünün yeniden kesin bir şekilde vurulduğu gün,30 Ağustos…

Bu açıdan 30 Ağustos tarihi iyi irdelenmeli ve kavranmalıdır…

 

***

 

Evet, tarihin altın sayfalarında yerini alan zaferleri iyi idrak etmek gerekiyor. 

Zafere giden yolu ve bu yolda yapılan topyekun mücadele genç nesiller tarafından iyi irdelenmeli ve gereken ders çıkarılmalıdır.

Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkışıyla birlikte, Türk Milletinin içinde bulunduğu karamsarlık ve umutsuzluk yerini inanca ve umuda bırakır. Erzurum’da Milli Misak’ın ilk imzası atılır ve tüm dünyaya Türk Milletinin özgürlük ve bağımsızlık iradesi haykırılır.

Erzurum Kongresi’nde Milli İradenin tüm yurda hakım kılınacağı düşüncesi altı çizilerek belirtilir. Bu aynı zamanda Milli Mücadelenin başarıya ulaşmasından sonra kurulacak devletin yönetim şeklinin de belirlenmesidir.

Erzurum’dan havalanan özgürlük kartalı Sivas’a, oradan Ankara’ya ve oradan da tüm yurt semalarına uçar ve Türk Milletini bağımsızlık mücadelesine davet eder.

Türk Milletini esir etmek isteyen işgalcilere son darbenin vurulduğu yer,  Başkomutanlık Meydan Savaşının yapıldığı Dumlupınar’dır…

Yunanlılar’ın aşılamaz dedikleri siperler Türk askerinin karşı konulamaz bağımsızlık iradesi karşında bir anda yok olmuştur.

İstanbul’u işgal eden ve toplarını saraya çeviren işgal güçlerinin donanmasına karşı “Geldikleri gibi giderler” diyen Mustafa Kemal’in  o gün söyledikleri gerçek olmuştur.

Yunan askeri, Mustafa Kemal’in askerleri önünde direnememiştir bile…

Geldiklerinin aksine, kaçarak Türkiye’yi terk etmektedirler.

Bir farkla; arkalarında yanmış, yıkılmış köyler ve şehirler bırakarak…

Yunan ordularının başkomutanı General Trikopis, Mustafa Kemal’in esiridir; 1071’de Malazgirt ovasında Romanos Diogenes’in Sultan Alparslan’a esir olduğu gibi…

Tarihçilerin belirttiğine göre sahne tıpatıp aynıdır. Sultan Alparslan’ın ayağa kalkarak saygı ile karşıladığı başkomutanı, Mustafa Kemal de aynen karşılar. Her ikisi de birkaç saat önce savaştığı düşmanını, şimdi değerli bir konuk olarak ağırlamaktadır.

General Trikopis, Mustafa Kemal’e sorar;

“Bir ara  çevremizi uzun, parlak süngülü askerler sardı. Siz cephenin neresindeydiniz.”

Mustafa Kemal cevap verir;

“Ben o uzun, parlak süngülü askerlerin en önündeydim!..”

 

 

***

 

 

 

 

Dün vatanı parçalamak, Türk Milletini darmadağın edip geldiği Orta Asya’ya sürmek isteyenler sözüm ona medeni Avrupa’nın desteklediği işgalci Yunandı…

Mustafa Kemal önderliğindeki Türk Milleti, doğulusu, batılısı. Kuzeylisi, güneylisi ile birleşik Avrupa güçlerine gereken dersi verdi. Yüzyılda bir dünyaya gelen ‘Dahi’ bu kez Türk Milleti arasından çıktı ve ulusunu esaretten kurtardı.

Bu gün, yine bir takım  mihrakların desteklediği hainler, yarattıkları terörle ülkeyi bölme,parçalama gafleti içerisindeler.

 

Dün bu hainlere gerekli ders verildi. Yarın da verilecek bundan kimse kuşku duymasın. 

Malazgirtte, Çanakkale’de, Dumlupınar’da savaşan aynı Mehmetçik’ti...

Çanakkale’de, Dumlupınar’da şehit verdik; Vatan Sağ oldu...

Vatan hep Sağ olacak...

 

*****

30 Ağustos, Zaferler Ayı’nın   en parlak zaferidir…

1071’de Anadolu’yu yurt tutan  Türk Milleti, 30 Ağustosla Coğrafyayı Vatan yaptı.

Bu büyük zaferin üzerinden 93 yıl geçti.

Geçen bu süre içerisinde genç Türkiye Cumhuriyeti gelişti,büyüdü….

Modern, çağdaş ve gelişen, aydınlık bir  Türkiye…

Ekonomide, bilimde,  sanatta ve hayatın her alanında dünya ile yarışan bir Türkiye…

Genç, dinamik bir nüfusa sahip; yeraltı ve yerüstü zenginlikleri ile göz kamaştıran bir Türkiye…

Bulunduğu stratejik coğrafyada Doğu ile Batı arasında kültür köprüsü oluşturan, bu özelliğiyle de denge unsuru bir Türkiye…

Birtakım insanların söylediklerinin aksine Mozaik!.. olmayan, inançların, kültürlerin sentezlendiği; sevginin, hoşgörünün yaşandığı güzellikler ülkesi ; bir ebru gibi, kilim gibi renk renk, desen desen Türkiye…

Hani, Atilla İlhan’ın dediği gibi,

 

“sen türkiye’sin sağdıcım, kirvem türkiye

 sen türkiye’sin evim. barkım, köyüm, obam türkiye

“sen türkiye’sin ekmeğim tuzum türkiye…

 ....

 türkiye  türkiye ay’lı, yıldız’lı türkiye

 sen mehmed’sin, omuzların anadolu yaylası

 sen şehit oğlu, şehit babası...”

 

ZAFER BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN…

 

 

 

  

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.