1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Boş salona epilepsi semineri
Boş salona epilepsi semineri

Boş salona epilepsi semineri

Türkiye Sakatlar Derneği’nin ülke genelinde eş zamanlı olarak düzenlediği Epilepsi Farkındalık Semineri, Erzurum’da da gerçekleştirildi. Atatürk Üniversitesi Nenehatun Kültür Merkezi’nde düzenlenen seminerde ise boş koltuklar dikkat çekti.

A+A-

Dünya Epilepsi Günü’nde, Türkiye Sakatlar Derneği’nin 62 şubesinde aynı anda gerçekleşen seminerde epilepsi hastalığı ile ilgili farkındalık oluşturuldu.

Türkiye Sakatlar Derneği Erzurum Şube Başkanı Sadullah Efe, Erzurum Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Hüseyin Koçan, Hasta Hakları Derneği Erzurum Şube Başkanı Abdulnasır Polat, Erzurum İl Milli Eğitim Şube Müdürü Fatih Karasu ile Erzurum Aile ve Sosyal Politikalar Şube Müdürü Cevat Çimen’in katıldığı seminerde konuşmacılar da dahil sadece 20 kişi vardı.

Birçok nedeni var

Düzenlenen seminerde ilk olarak Nörolog Uzm. Dr. Hamit Çelik sunum yaptı. Sunumda epilepsi nöbeti geçiren kişiye nasıl müdahale edileceğini anlatan görüntü izletildi. Epilepsinin nedenlerini de sıralayan Çelik, nöbet geçiren kişiye müdahalede bilinçli davranmak gerektiğini belirterek, “Epilepsinin birçok nedeni var. Genetik nedenler ilk 20’li yaşlarda daha sık görülüyor. Doğumsal anormallikler, darbeler, yüksekten düşmeler, çocukken geçirilen ateşli hastalıklar ilk 20 yaştaki en önemli sebepler.

İlerleyen yaşlarda da bizim inme dediğimiz damar tıkanmasından kaynaklanan durumlardan oluyor. Beyin tümörü de etki edebiliyor. Bazen de bir hastalığa bağlı otomatik epilepsi oluyor. Bu hastalık bulaşıcı değildir. Bir dönem görülebildiği gibi tüm hayat boyunca da görülebilir. Herkes bir kere karşılaşmış ya da karşılaşacaktır nöbet geçiren biriyle. Biz en çok hastanın kusmasından korkarız. Bu durumda en azından yan çevirerek akciğerlerine kaçmasını önlemek gerekiyor. Nöbetler 5 dakika sürüyor. Tabi hemen ambulansı aramak gerekiyor. Özellikle 5 dakikadan fazla süren nöbetlere tıbbi müdahale gerekiyor” diye konuştu.

Cerrahi müdahale de söz konusu

Epilepsi hastalığına cerrahi müdahale gerektiren durumlardan söz eden Beyin Cerrahisi Opr. Dr. Ahmet Yıldırım ise, “Epilepsi öncelikle ilaç tedavisi denenmesi gereken bir hastalık. Ayrıca cerrahi tedavisi de mevcut. Ama her epilepsi hastasına cerrahi işlem yapmıyoruz. Riskli müdahalelerdir. Cerrahi uyguladığımız hasta grubu ilaçla tedavi denenmiş ve sonuç alınmamış, hastanın hayatını etkileyecek kadar sık nöbet geçirenlere uygulanır. Bu hasta grubunun hepsi de cerrahi tedaviye uygun değildir. Beyinde damarsal bir problem ya da kitleden kaynaklı epilepsi nöbeti geçiren hastalara öncelik tanıyoruz. Gün geçtikçe teknoloji epilepsi cerrahisinde de ilerliyor.  Son dönemde beyin pili dediğimiz çipler kullanıyoruz. Hasta epilepsi cerrahisi sonrası bir anda ilaçsız döneme giremez. İki yıl kadar takip ediliyor. İlaçsız, epilepsiz hayata devam eden hastalarımız da mevcut” ifadelerinde bulundu.

Bilgi eksikliği sebep oluyor

Söz konusu hastaların psikolojik açıdan da etkilendiğini anlatan Psikolog Burcu Gül şöyle konuştu; “Epilepsi, kişilerin hayatını duygusal, davranışsal, fiziksel, sosyal yönden etkileyen kısıtlamalara yol açan nörolojik bir rahatsızlık. Daha çok çevresel, kişisel, psikososyal sorunlarla karşılaşabiliyorlar. Kişilerin o anki psikolojik durumu ve çevrenin görüşü de sorunlara etkileyebiliyor. Çevresel olarak ilk etiketlemeler geliyor. Kişiler arası ve aile ilişkilerinde problemlere yol açıyor. Benlik saygısında azalmaya sebep olabiliyor. Hastalığın doğası, başlangıç yaşı, nöbetlerin sıklığı ve tipi bu psikososyal sorunların artmasında önemli bir faktör. Stigma, bireyin toplumdan reddedilmesine, kabul edilmemesine, dışlanmasına sebep olan damgalayıcı etiketlerdir. Epilepsi hastaları bunlarla çok sık karşılaşıyor. Bilgi eksikliğinin olması sebebiyle ve mistik düşüncelerin var olması sebebiyle sıkıntılar doğabiliyor. Kişinin içine cin kaçması ve bulaşıcı hastalık olarak anlaşılabiliyor. Kişiler çevrenin tutumu sebebiyle kendi içine kapanmaya başlıyor. Sadece bireysel programlara katılabiliyorlar. Epilepsi hastalarının hastalığının ne olduğunu gerçekten bilerek, onları kendi ortamlarımıza entegre etmemiz gerekiyor. Böylelikle hayata daha sıkı tutunmalarına sebep olabiliriz.

‘Dayanışma grubu oluşturalım’

Salonun boş kalmasından dolayı üzgün olduğunu aktaran Türkiye Sakatlar Derneği Erzurum Şube Başkanı Sadullah Efe, katılanları sahneye davet ederek fotoğraf çekilmek istedi ve, “Öncelikle salondan dolayı çok üzgünüm. Kardeşimizin 1,5 aylık emeğinin bu şekilde olmamasını dilerdim. Belki bu kalabalık olsaydı daha iyi olurdu. Buraya gelen insanlar da belki ilk kez bu bilgileri duydular. Çok değerli bilgilerdi. Bu insanlarla birlikte yaşıyor olmamıza rağmen birçok şeyin farkında değildik. Önemli mücadeleler bir avuç insanla başlar. Ben buradaki bir avuç insanı sahneye davet ediyorum. Hep birlikte bir fotoğraf çekilelim. Bundan sonraki epilepsi günleri için birlik, beraberlik ve dayanışma grubu oluşturalım” diye kaydetti.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.