1. YAZARLAR

  2. İ. Gürkan Çelebi

  3. Devlet diz çöker mi?
İ. Gürkan Çelebi

İ. Gürkan Çelebi

Editör-İstanbul Temsilcisi
Yazarın Tüm Yazıları >

Devlet diz çöker mi?

A+A-

Devlet diz çöker mi?

Soru bu!

İşin aslına bakarsanız böyle bir soruyu bu yüzyılda, insanlığın bunca tekamül ettiği bu zamanda, insan odaklı bir anlayışın hakim olmasının kutsandığı, demokrasiden övgüyle bahsedildiği 21. yüzyılın ilk çeyreğinde tartışılmasının gerçek bir tarafı yok!

Sorulması bile ayıp ve abestir.

Hâlâ böyle bir ikilemin içine düşmek ve bunu propaganda malzemesi yapabilmek ise olsa olsa Türkiye gibi ne çağdaş ne geri, ne müslüman ne laik, ne devletçi ne liberal olabilen ülkelere has bir iştir.

Türkiye gibisi fazla zira Türkiye’den gayrı böyle bir ikilemin normal sanılarak tartışıldığı başka birülke olduğunu sanmıyorum.

Ama Türkiye’de yaşıyoruz ve istesek de istemesek de soru bildiğimiz yerden çıkıyor…

Devlet diz çöker mi?

Devlet diz çöker, özür diler, milletine yumruk sıkmaz, boyun eğer, tahakküm kurmaz, daha iyi yaşaması için hizmet eder diyenlerle…

Devlet diz çökmez, taviz vermez, devlet el etek öpmez, özür dilemez diyenler yeniden karşıkarşıyalar.

Kimlerden bahsettiğim malumunuz olmuştur. 

Başbakan Davutoğlu ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’den elbette.

Devlet diz çökmez, peki ne yapar…

Vurur, yıkar, öldürür, yerle bir eder!

Kendisine tehdit gördüğü bütün unsurları acımasızca ezer geçer!

Peki, devlete hakim olanların mutlak bir adaletle meseleleri ele aldıklarını nereden bileceğiz, buna nasıl emin olabileceğiz?

Başörtüsü taktıkları için evlatlarımızın üzerinden buldozer gibi geçen de aynı devlet değil miydi?

Kur’an kurslarını kapatan, kurban derilerini zorla THK’ya vermemiz için başımızda zebella kesilen de aynı devlet değil miydi?

Nasıl güveneceğiz otoritenin diktatörleşmeyeceğine?

Bugün muhalefette hükümeti bu nedenle eleştirmiyor mu?

Kaldı ki, öldürerek, anlamayarak, konuşmayarak otuz koca yıl geçirip, kırk bin insanımızı bu uğurda feda etmedik mi?

Sonuç? Hâlâ tartışmanın en başındayız!

Bahçeli’nin Tunceli gezisine insaflı bakan herkesin bu şekilde işlerin çözüm değil düğüm olacağınıkabul etmesi gerekir.

Gidiyorum dediğiniz şehir bu vatanın parçası ama siz öyle bir iddiaya tutuşarak buraya gitmeye razıoluyorsunuz ki, duyan Viyana kapılarına dayandığınızı sanır.

Orada da ancak bir saat otuz dakika kalabiliyorsunuz ve bu süre içerisinde neredeyse halkla temas edebileceğiniz hiçbir programı gerçekleştiremiyorsunuz.

Kusura bakmayın ama bunu kimse Tunceli için politika üreten bir partinin icraatı sayamaz.

Durun daha bitmedi…

Konuşmanızı Valilik önünde, polislerin kuşatmasında, sizinle şehre gelen başka illerde yaşayan partililerinize yapıyorsunuz ve bu miting oluyor. Haydi oldu diyelim katılım yine de bir liderin hem de Mecliste bulunan bir partinin liderinin kalabalık sayabileceği türden değil.

Çarşıya çıkmak istiyorsunuz kapılar duvar, esnafı gezmek istiyorsunuz güvenemiyorsunuz, Cemevi’ne gitmek istiyorsunuz sakın yaklaşma deniliyor.

Bu tablodan bir barış ve esenlik ümidi çıkmaz.

Üstelik bu tablodan güçlü devlet iradesi ve sizin fikirlerinizin bu bölgede işe yarayabileceğine dair bir umut kırıntısı dahi çıkmaz.

Durum bu merkeze gelince ne yapıyorsunuz…

Polisle çepeçevre koruma altına alınmış kürsüden Seyit Rıza teröristtir diyerek içinizi ferahlatıp, Ankara’nıza geri dönüyorsunuz.

Geride bıraktığınız tahribata, kırgınlığa, kızgınlığa zerre kadar aldırmadan arkanızı dönüp kendinizi ait hissettiğiniz ırkın yoğunlukla yaşadığı topraklara geri dönüyorsunuz.

Bu şekilde yönetilen bir sorunun huzura erdirecek kanalları bulabileceğine Devlet Bahçeli’nin bile inandığına ihtimal vermiyorum.

Zira Allah; insanı toprak uğruna ölsün diye değil toprağı insan yaşasın diye yaratmıştır.

Bu elbette bir kaosu savunduğumuz anlamına gelmez. Lakin topyekun vurmaya, kırmaya, susturmaya, parmak kangren olmuş diye kolu koparmaya da tahammül etmesini kimse bu ülkenin sağduyulu çoğunluğundan beklemesin.

Devlet özür de dilemeli, vatandaşının mağduriyetine karşı şefkatli ve mütevazı da olmalı.

Devlet vatandaşları için devlet olduğunu artık bir daha unutmamak üzere hatırlamalı!

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.