Google+
  • BIST 108.489
  • Altın 152,547
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 9 °C
  • Erzurum 4 °C
  • Bursa 11 °C
  • İzmir 17 °C

Feridun Fazıl Özsoy'un kaleminden ''Cumhuriyet'e Doğru''

CUMHURİYET VE ERZURUM Bir yiğitlik ve vatanseverlik öyküsü
Feridun Fazıl Özsoy'un kaleminden ''Cumhuriyet'e Doğru''

Erzurum...

Yiğitler otağı, Dadaşlar diyarı, şanlı Erzurum...

Özgürlükler diyarı Erzurum...

Umutların rus escort yok olduğu, Anadolu ufuklarının karardığı bir dönemde,     

Milli Mücadele’nin temelinin atıldığı, Kurtuluş ateşinin yakıldığı,

Gazi Şehir, Erzurum...

 

 

 

CUMHURİYET VE ERZURUM-1

Bir yiğitlik ve vatanseverlik öyküsü

 

 

 

Milletlerin tarihinde escort  öyle kentler vardır ki, varlıklarıyla o milletin geleceğine yön verir, bu niteliğiyle de tarihte çok önemli ve ayrıcalıklı bir yere sahip olur...

Türkiye coğrafyasına iki bin escort istanbul  metreden bakan Erzurum, sözünü ettiğimiz bu şehirlerden birisi ve en önemlisidir.

Anadolu’nun “Kanatlı Kapısı” konumundaki Erzurum, asırlar boyunca Türk Milleti’nin geleceğinde çok önemli bir misyon üstlendi ve bu misyonunu günümüze kadar devam ettirdi.

Erzurum ve Erzurumlu, kendisine escort bayan tarihin yüklediği bu görevden hiç bir zaman kaçmadı ve görevini layıkıyla yerine getirdi. İşte bu gün bu şehrin insanı, görevini istanbul escort yerine getirmenin haklı istanbul escort bayan sevincini ve onurunu yaşamaktadır. Bu onur, Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı şehirli olmanın gururudur...

 

***  

 

1900’lü yıllar, Türk Milleti için acılarla dolu bir başlangıçtır. Osmanlı Devleti girdiği bir çok savaştan yenik ayrılmış ve yüzyıllarca elinde tuttuğu topraklar birer birer işgal edilmiştir...

Osmanlı’yı parçalamayı ve Türkler’i geldikleri Orta Asya bozkırına sürmeyi hedeflemiş emperyalistler bu emellerine ulaşmak üzeredirler.Anadolu’nun tamamına yakını işgal edilmiş, saray esir, Anadolu umutsuzdur…

İşte bu şartlarda İstanbul’da Teşvikiye’de Halaskar Gazi caddesindeki Erzurumlu Vali Tahsin Uzer’in evinde bir avuç özgürlüğe inanmış insan geceler boyu toplantılar yapıyor ve Türk Milleti’nin kurtuluşu için planlar hazırlıyor.

Anadolu’ya gidilmeli, milleti toparlamalı ve Kurtuluş Savaşını başlatmalı... Düşünce güzel ama mücadele zordur...

Bu mücadeleye önce Mustafa Kemal’in yakınları inanmalı, sonra da millet gereken desteği vermelidir.

Anadolu’da bu amaçlara uygun ortam hazırlanmalıdır.

İşte bu düşüncelerle Tekirdağ’a tayini çıkan Kazım Karabekir, naklini bir şekilde iptal ettirerek Erzurum’a 15. Kolordu Komutanlığına atanır.

 

***

 

Erzurum insanı, Mustafa Kemal gibi düşünmekte ve gereken hazırlıkları da yapmaktadır.

1916 Şubatında Ruslar tarafından kapatılan Albayrak Gazetesi, Kazım Karabekir’in de desteğiyle 1919 Martında yeniden çıkarılır. Gazetenin kurucuları ve yazarları, Süleyman Necati , Müştak Sıtkı, Ebulhindili Cafer Efendi ve Cevat Dursunoğlu gibi yiğit insanlar Milli Mücadelenin alt yapısını bu gazete ile oluşturmağa başlarlar.

Daha sonra bu gruba Hüseyin Avni Ulaş Bey de katılır. 17 Haziran tarihinde yapılan Erzurum Vilayet Kongresi adeta daha sonra yapılacak olan Erzurum Kongresi’nin temeli niteliğindedir. Bu kongre,Ermeniler’in büyük Ermenistan hayallerine karşı bir set, aynı zamanda da bölgedeki Türk varlığının vatana sahip çıkmasıdır.

Öte yandan kongrede Anadolu’ya ayak basmış olan Mustafa Kemal’e de resmen davet yapılması karar altına alınır ve bu daveti Kazım Karabekir Paşa yapar...

 

***

 

1919 yılının Mayıs Ayı’nın 19’unda Samsun’a çıkan Mustafa Kemal, yolculuk boyunca düşüncelidir.

Anadolu’da verilecek mücadele kutsal, kutsal olduğu kadar da zordur...

Millet ona inanmalı ve gereken desteği vermelidir. Ya gereken destek alınamazsa, ya millet kendisine inanmazsa ?.. Bu düşünceler benliğini kavurmaktadır. Ama 17 Haziran tarihinde Erzurum’dan halkın yaptığı resmi davet, Mustafa Kemal’i rahatlatır, milletine olan inancını kuvvetlendirir.

Bu düşünce ve inançla Ilıca’ya varılır.

Ilıca Erzurum’un İstanbul kapısı...

Halk birikmiş Mustafa Kemal’ini bekliyor.

Mustafa Kemal, bu ilgiden ve coşkudan mutlu...

Bu mutlulukla Erzurum’a hareket edilir...

 

***

 

Bir 3 Temmuz sabahında Erzurum’a girilir...

Halk büyük bir coşku ile Mustafa Kemal’i bağrına basar...

Erzurum, bölgelerden gelen delegelere ev sahipliği yapar, geceli-gündüzlü yoğun çalışmalarla ilk milli kongre hazırlıkları ve toplantıları devam eder... Kongreye katılan Bitlis Valisi Mazhar Müfit Kansu, hatıralarında Erzurum Kongresi’ni anlatırken, Erzurumlular’ın Mustafa Kemal’i bağırlarına basışlarından büyük bir övgü ile söz eder.

Erzurum Kongresi; Mustafa Kemal ve Erzurum açısından önemli kararların alındığı ve ilklerin yaşandığı bir toplanmadır. Kongre hazırlıkları devam ederken İstanbul hükümetinin Mustafa Kemal’i görevden alması üzerine 9 Temmuz’da Mustafa Kemal, askerlik görevinden ayrıldığını ilan eder.

Erzurum nüfusuna kaydolur ve Erzurum’un hemşehrisi olur...

Kongre tam anlamıyla bir sivil inisiyatiftir. 

Üzerinde asker elbisesi olan Mustafa Kemal’e Vali, Münir Akkaya’nın frak’ı giydirilir...

Erzurum delegesi olabilmek için, Cevat Dursunoğlu ve Kazım Yurdalan istifa ederek yerlerine Mustafa Kemal ve Rauf Orbay , Merkez Delegesi olarak kongreye katılır. Ankara’da oluşturulan ilk TBMM’ne Mustafa Kemal, Erzurum Mebusu olarak katılır.

 

***

        

Ve büyük gün... 23 Temmuz 1919... Erzurum’da bölgesel anlamda bir kongre toplanıyor. Tüm Doğu Anadolu’dan , Karadeniz’den, İç Anadolu’dan delegeler bu kongreye katılıyor ve başkanlığa Mustafa Kemal getiriliyor. Kongre sonunda “Vatanın bölünmez bütünlüğü, manda ve himayenin kabul edilemez olduğu” haykırılıyor.

Erzurum Kongresi’nin en önemli kararı ise, “Milli iradenin her şeye hakim kılınmasıdır”

Erzurum Kongresi’nde alınan Milli İradeyi hakim kılma kararı kurulacak olan yeni Türk devletinin idare şeklinin de Cumhuriyetten başka bir idare şekli olamayacağının en açık ifadesidir. İşte bu yüzdendir ki, Cumhuriyetimizin temelleri Erzurum’da atılmıştır. Mustafa Kemal, kongre sonrasında “Erzurum’da ve kongrede gördüğüm samimiyet, mertlik,fedakarlık,azim ve iman beni doğrusu çok cesaretlendirdi. Memleketi kurtarmak yolunda cesaretimi artırdı. Erzurum Kongresi, bütün cihana karşı milletimizin mevcudiyetini ve birliğini gösterdi.” ... diyerek, Erzurum halkına karşı duyduğu sevgiyi ve güveni ifade etmiştir.

 

***

 

Erzurumlular da kongre gününden bu güne kadar, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilelebet varlığı ve yaşatılması, devletimizin çağdaş medeniyet düzeyine ulaşması Türk Milleti’nin bağımsızlığı ve bütünlüğü; ülkenin bölünmezliği, cumhuriyet ve demokrasinin korunması ve yaşatılması hususunda gayretlerini ortaya koymuş ve koymaya da devam edecektir.

 

CUMHURİYETE GİDEN YOL-2

 

Erzurum’da iki katlı bir Erzurum evi…

Konukları Dokuzuncu Ordu Müfettişi Mustafa Kemal, Bitlis eski Valisi aynı zamanda Paşa’nın uzun yıllar yanında bulunan Mazhar Müfit Kansu ve Mustafa Kemal’in özel Kalem Müdürü İrfan Bey...

Erzurum’a geleli birkaç gün olmuş. Mazhar Müfit, Paşa’yı karşılamak için daha önceden gelmiş, diğer delege ve temsilciler gibi.

 

***

 

İstanbul’dan bin bir güçlükle, ama inançla başlayan yolculuk Samsun’a ulaşıyor, oradan Amasya ve Erzurum’da noktalanıyor.

Erzurum,

Anadolu’nun giriş kapısı, Türkiye’nin kilidi...

Bu kapıyı sağlam tutmalı.

Sağlam tutmalı ki, Türk Milleti kendini esir etmek isteyenlere karşı direnebilsin. Esaret zincirlerini kırsın, manda ve himayeyi reddetsin.

Mustafa Kemal, Erzurum’un İstanbul kapısı Ilıca’dan 1919 yılının sıcak bir temmuz günü Erzurum’a girerken göç yolundan dönen Mezararkalı Mevlüt Ağa’dan istediği cevabı zaten almıştır.

“Gidip bakalım ki, kimin malını kime verecek bu ırzı kırıklar!..” sözlerinde bir milletin direncini görmüştür.

Erzurum’a geldiğinde şehir tarafından coşku ile karşılanması, hemen hemen Anadolu’nun yarısını temsil eden illerden gelen kongre delegelerinin vatanın kurtarılması yönündeki inanç ve imanları Paşa’yı son derece rahatlatmış, milletine olan inancı güçlenmiştir.

 

***

 

İşte bu iki katlı Erzurum evinde geceli gündüzlü çalışarak yakında toplanacak olan Erzurum Kongresi’nin hazırlıklarını yapmaktadır.

Vakit gece yarısını geçmiştir ve Mustafa Kemal, özel kalem müdürü İrfan Bey ile birlikte çalışmaktadır. Mazhar Müfit, yorgunluktan çoktan bitap düşmüş ve uykunun kollarına kendini bırakmıştır.

Mustafa Kemal, İrfan Bey’e dönerek Mazhar Müfit’i çağırmasını söyler.

Uykulu bir şekilde yanlarına gelen Mazhar Müfit’e;

“Kuzum Mazhar, bir defter kalem bul da gel” der…

Defter kalemle yalarına gelen Mazhar Müfit’e;

 

YAZ ÇOCUK !..

 

 “Yaz çocuk” der..

“Kongre yapılacak, Vatanın kurtuluşu yönünde karar alınacak.

Millî Mücâdele kazanılacak.

Yeni kurulacak Türkiye Devleti’nin yönetim şekli Cumhuriyet olacak.

İnkılâplar yapılacak.... (bu devrimlerin bir kısmı not ettirilir)”

Mazhar Müfit, bütün bunları büyük bir şaşkınlıkla dinlemekte ve not etmektedir. Paşa, yazdırmayı bitirince Mazhar Müfit dayanamaz;

“Paşam sizi asarlar !”

Mustafa Kemal, sadece tebessüm eder...

Aradan 6 yıl geçer. Kurtuluş Savaşı kazanılır. Anadolu işgalci güçlerden temizlenir. Yeni bir Türk Devletinin temelleri atılır ve yönetim şekli Cumhuriyet olur. Sıra yeni devlete şekil vermeye gelmiştir. Batılı anlamda kurumlar oluşturulur, peş peşe devrimler yapılır. Bu devrimlerden birisi de Şapka ve Kıyafet İnkılâbı’dır.

Yurt ziyâretlerini sürdüren Mustafa Kemal, şapka devrimini tanıtmak için 23 Ağustos 1925 tarihinde Kastamonu’ya gider. Yanında Mazhar Müfit de vardır. Ona dönerek sorar; “Defterine bak bakalım çocuk, kaçıncı maddedeyiz!..”

 

***

Erzurum’da 23 Temmuz 1919’da toplanan Erzurum Kongresi, bir anlamda daha sonra kurulacak yeni Türk Devleti’nin de temelini oluşturmaktaydı.

Erzurum Kongresinde, manda ve himaye reddedilmiş; vatanın sınırları belirtilerek, bir bütün olduğu ve bölünemeyeceği, emperyalist güçlerin muvaffak olamayacağı anlatılmıştır. Yine vatanın kurtarılması doğrultusunda faaliyet gösteren bölgesel ve yöresel direniş örgütleri bir çatı altında toplanarak milli güç oluşturulmuştur.

Maksat, vatanseverlerin bir araya getirilmesidir.   

 

Bölgesel olarak toplanmasına karşın, ulusal nitelik taşıyan Erzurum Kongresi, yeniden Devletleşme’nin fiilen başlatıldığı kongredir. Nitekim burada oluşturulan ve başkanlığına Mustafa Kemal’in getirildiği Heyet-i Temsiliye,23 Nisan 1920’de açılan TBMM’nin temeli niteliğindedir

 

Ülke kurtuluşu yolunda bütün kararları hayati önem taşıyan, Erzurum Kongresi’nin en önemli kararı hiç kuşku yok ki, “Kuva-yı Milliye’yi tek kuvvet tanımak ve milli iradeyi hakim kılmak temel esastır.” şeklindeki maddedir.

Erzurum Kongresinin bu önemli kararı, Milli Mücadelenin kayıtsız ve şartsız istiklale ve yine kayıtsız ve şartsız olarak Milli Hakimiyete dayalı bir programla yürütüleceğinin ve sonrasında kurulacak devletin de bu ilkelere dayalı olacağının açık ifadesiydi.

 

***

 

Mustafa Kemal’in Erzurum’da not ettirdiği ve sonrasında da kongrede karar altına alınan Millet Egemenliği, 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet’in ilanı ile birlikte fiilen gerçekleşerek anayasal teminat altına alındı.

İşte bunun içindir ki, cumhuriyet’e giden yolda Erzurum çok önemli bir duraktır.

Ve yine bunun içindir ki, Cumhuriyet’in temelleri Erzurum’da atılmıştır ve Erzurum Cumhuriyet’i kuran kentlerden birisidir.

 

Erzurumlular da kongre gününden bu güne kadar, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilelebet varlığı ve yaşatılması, devletimizin çağdaş medeniyet düzeyine ulaşması, Türk Milleti’nin bağımsızlığı ve bütünlüğü; ülkenin bölünmezliği, cumhuriyet ve demokrasinin korunması ve yaşatılması hususunda gayretlerini ortaya koymuş ve koymaya da devam edecektir.

 

Çünkü Cumhuriyet;

Devletimizin, milli birlik ve beraberliğimizin simgesidir.

Cumhuriyet, devlet-millet bütünlüğü ve milletin iradesine saygıdır.

Cumhuriyet, insanın insanca yaşatılacağı; Türk Milleti’nin ruhunda her zaman ifadesini bulan sevgi,saygı, hoşgörü sistemidir.

Biz, bu Cumhuriyete kolay kavuşmadık.

Onun bedeli binlerce şehidin kanıdır.

 

Erzurum ve Erzurumlu bunun her zaman bilincini ve Cumhuriyetin temellerinin atıldığı kent olmanın haklı onurunu yaşamaktadır.

 

Erzurum bu övüncü hak etmiştir.

93.Yıl Kutlu olsun…

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
GÖRÜŞLER
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Albayrak Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0442 233 90 91 | Faks : 0442 233 90 92 | Haber Yazılımı: CM Bilişim