Google+
  • BIST 110.248
  • Altın 155,354
  • Dolar 3,8262
  • Euro 4,5259
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 6 °C
  • Erzurum -1 °C
  • Bursa 8 °C
  • İzmir 12 °C

Gönül Gözü Açık Âmâlar

Sinan Yavuz

 

“Saklarım gözümde güzelliğini.

Her nereye bakarsam sen varsın orda.”

Âşık Veysel Şatıroğlu

 

Türkçe sözlük, ilk anlamlarıyla “bakmak” sözcüğünü, “bakışı bir şey üzerine çevirmek” ; buna karşılık “görmek” sözcüğünü ise “göz yardımıyla bir şeyin varlığını algılamak, seçmek” olarak tanımlıyor. Bu iki sözcük arasındaki ayırım, bakma yetisine sahip iki gözü olan her insanın, aynı zamanda gören olmadığına bir kanıttır.

İçinde bulunduğumuz materyalist çağda haddini aşmış bir şekilcilikle karşı karşıyayız. Çirkin yüzlere bakmaya tahammülü olmayan insanlarız artık. Her fırsatta yinelediğimiz, önemli olan iç güzellik sözleri de riyakârlığımızdan öteye gitmiş değil. Gönül gözü denen kavramı hayatımızdan çıkarınca hepimiz basitleşiyor ve İnsanı robotlaştıran hallerden biriyle karşı karşıya kalıyoruz. Düşüncelerimiz ve algıladıklarımız da bu şekilci ortamda haliyle isabetsiz ve zayıf kalıyor.

Güzelliği görebilmek, kişinin o güzellikleri kendi içinde yaşatmasıyla olanaklı. Biz, insan olarak çevremizde, dışımızda kalanlara bakmayı öğrendikçe onların güzelliklerini görebilir ve hayatı göründüğünden daha derin algılayabiliriz. Geçici güzellikler bize lazım olmamalı. İnsan olarak, ekşimeyen, kokmayan, buruşmayan güzelliklerden bahsetmeli, onları aramalıyız. O sürekli aradığımız mutluluğu da ancak bu şekilde sonsuz kılabiliriz.

Âşık Veysel, bu konuda önümüzde duran en güzel örneklerden biridir. O, ömrünün büyük bir kısmını görme yetisinden yoksun geçirmesine rağmen, düşünmeden bakan insanların göremeyeceği birçok şeyi görebilmiş, bizim dünya üzerinde algılayamadığımız güzellikleri, acıları ve duyguları iyi analiz edebilmiştir. Biz, Âşık Veysel gibilerine, gönül gözü açık âmâlar diyoruz.

Gönülden gönüle giden yolları iyi bilen insanlar, kötülüğe giden yolları pek iyi bilmez. Yüzyıllardır şairlerin, ozanların, dervişlerin, abdalların bilemediği gibi. Gönlünü kötülüğe siper etmiş insanlardı onlar. Fakat hiçbir zaman fiziğine gıpta ettiğimiz, iyi giyimli bir plaza insanı kadar dikkate alınmadılar.

“Göz görebilmek için vesile değil perdedir çok zaman. İrfan, gözün gördüğünden ziyade gönlün gördüğündedir.” diyor Tarık Tufan. Bugün de hakikati görebilmek için bize tek lazım olan, “Saklarım gözümde güzelliğini” diyen gönül gözü açık âmâların bilgeliğidir. Ne şu ne bu…

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
GÖRÜŞLER
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Albayrak Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0442 233 90 91 | Faks : 0442 233 90 92 | Haber Yazılımı: CM Bilişim