1. HABERLER

  2. Koç: Hükümet apoletsiz sivil darbe yaptı
Koç: Hükümet apoletsiz sivil darbe yaptı

Koç: Hükümet apoletsiz sivil darbe yaptı

CHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Haluk Koç, Başbakan’ın bulunduğu makamın sıfatını kullanarak nüfuz ticareti yaptığını iddia etti.

A+A-

Yolsuzluk operasyonunun ardından iktidarın yargı ve hukuk alanında yaptığı değişiklikleri eleştiren Haluk Koç, “Apoletsiz bir sivil darbe bizzat iktidar tarafından Türkiye'de yürürlülüğe konulmuştur'

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti SözcüsüProf. Dr. Haluk Koç30 Mart seçimleri ile ilgili çok çarpıcı bir iddiada bulundu. Koç, seçimlerin yapılmaması ihtimalini gündeme taşırken, “Umarım sağ salim ülke sandığa ulaşır” temennisinde bulundu. 

Bugün Gazetesi'nden SEDA ŞİMŞEK'in Haluk Koç ile yaptığı röportaj...

*Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti Baş­ba­ka­nı­’na “Sa­yı­n” ve “Baş­ba­ka­n” de­me­ye­cek­miş­si­niz.

Şu an­da Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti Hü­kü­me­ti­’nin ba­şın­da bu­lu­nan ki­şi, çok ağır, ta­şın­ma­sı çok zor it­ham­lar al­tın­da. Cum­hu­ri­yet ta­ri­hin­de ilk de­fa bir baş­ba­kan bu den­li ağır id­di­ala­rın or­ta­sın­da çır­pı­nı­yor. Bu id­di­ala­rın araş­tı­rıl­ma­sı, so­ruş­tu­rul­ma­sı için ne ya­zık ki ik­ti­dar gü­cü­nün et­ki­le­me­di­ği, ba­ğım­sız bir ku­ru­luş kal­ma­mış du­rum­da.  17 Ara­lık son­ra­sın­da­ki uy­gu­la­ma­lar­la yar­gı­nın ne ha­le ge­ti­ril­di­ği, ta­raf­sız ve ba­ğım­sız yar­gı­nın or­ta­da ol­ma­dı­ğı çok açık.

YO­LUN SO­NU GÖ­RÜ­NÜ­YOR

*Tür­ki­ye­’de hü­kü­met­le­re, baş­ba­kan­la­ra meş­ru­iyet­le­ri­ni halk­tan al­dık­la­rı oy de­ğil de CHP mi ve­ri­yor?

Hü­kü­me­tin ba­şın­da­ki ki­şi bi­zim söy­le­mek­ten im­ti­na et­ti­ği­miz sı­fa­tı kul­la­na­rak nü­fuz ti­ca­re­ti ya­pı­yor. Üçün­cü sı­nıf de­mok­ra­si­de da­hi ka­bul edil­me­si müm­kün ol­ma­yan bir tab­lo ile kar­şı kar­şı­ya­yız. Ak­çe­li iliş­ki­le­ri or­ta­ya sa­çıl­dı. Bun­la­rın “mon­taj, dub­laj, komp­lo­” de­ni­le­rek, “şu lo­bi­si- bu lo­bi­si­” re­to­rik­le­riy­le ge­çiş­ti­ril­me­si müm­kün de­ğil. Bir de­mok­ra­si­de bu tür id­di­ala­rın yö­nel­til­di­ği ki­şi gö­re­vi­ni bı­ra­kır ve bu id­di­ala­rın so­ruş­tu­rul­ma­sı, yar­gı­la­na­bil­me­si için yo­lu açık tu­tar. Tür­ki­ye­’de tam ter­si­ni ya­şı­yo­ruz.

*“Baş­ba­ka­n” ya da “Sa­yı­n” de­me­yip de ne di­ye­cek­si­niz?

“Sa­yı­n” ifa­de­si­ni hak ede­cek bir dav­ra­nış ser­gi­le­mi­yor. Hak­kın­da­ki ağır id­di­alar bo­şa çı­ka­na ka­dar  “o ki­şi­”, “o za­t” ya da “baş­ça­la­n” di­ye­ce­ğiz. Bü­tün kim­ya­sı bo­zul­muş, kor­ku ve pa­nik içe­ri­sin­de sa­ğa so­la ga­rip bir şe­kil­de sal­dır­mak­la meş­gul. Ne ya­par­sa yap­sın son kul­va­ra gir­di. Ar­tık aşa­ğı­dan yu­ka­rı­dan yo­lun so­nu gö­rü­nü­yor.

FA­Şİ­ZM SA­DE­CE TANK­LA OL­MAZ

*Olan­la­rı yar­gı ve hu­kuk eliy­le hü­kü­me­ti de­vir­me ham­le­si ola­rak gör­mü­yor mu­su­nuz?

Her tür­lü ve­sa­ye­tin kal­dı­rıl­ma­sı, de­mok­ra­si­ye en­gel çı­kar­ta­bi­le­cek bü­tün gi­ri­şim­le­re kar­şı çık­mak tüm si­ya­si­le­rin or­tak gö­re­vi ama ge­lin gö­rün ki apo­let­siz bir si­vil dar­be biz­zat ik­ti­dar ta­ra­fın­dan Tür­ki­ye­’de yü­rür­lü­ğe ko­nul­muş­tur. Fa­şizm il­la bir 12 Ey­lül sa­ba­hı tank­la­rın yü­rü­me­siy­le gel­mez. Ba­zen san­dık­tan çı­kan ira­de­nin her tür­lü ki­şi­sel hak ve hür­ri­ye­ti yok edip hu­kuk dev­le­ti­ni tah­rip ede­rek ki­şi­sel he­ge­mon­ya­sı­nı kur­ma­sıy­la da ger­çek­le­şe­bi­lir, birçok ör­ne­ği var. Tür­ki­ye zor bir kav­şak nok­ta­sın­da.

*Tah­li­ye­ler ol­du,  tu­tuk­lu kim­se kal­ma­dı.

Ne ya­zık ki bu­gün ya­şa­dı­ğı­mız sü­reç­te mah­ke­me­ler Ada­let Ba­ka­nı Be­kir Boz­dağ eliy­le hü­kü­me­tin de­ne­tim­de. Da­va­nın hâ­ki­mi izin­liy­ken ye­ri­ne ge­ti­ri­len hâ­ki­min ver­di­ği bir tah­li­ye ka­ra­rı. Her ka­ran­lı­ğın bir sa­ba­hı var. Bu he­sap­la­rın mut­la­ka so­ru­la­ca­ğı, hiç­bi­ri­nin kar­şı­lık­sız kal­ma­ya­ca­ğı her­kes ta­ra­fın­dan bi­lin­me­li.

*HSYK Ka­nu­nu­’n­da ya­pı­lan de­ği­şik­li­ğe iliş­kin CHP’­nin Ana­ya­sa Mah­ke­me­si­’ne yap­tı­ğı son baş­vu­ru ia­de edil­di.

Bir ek­sik­lik ol­muş ama mah­ke­me­ye hü­kü­me­tin za­man ka­zan­ma gay­re­ti­ne iliş­kin bir ri­ca­da bu­lu­nu­lup bu­lu­nul­ma­dı­ğı­nı da me­rak edi­yo­ruz. Ar­tık her ola­sı­lık ak­la ge­li­yor.

MEN­DE­RES İLE MU­KA­YE­SE EDE­MEZ

*CHP, Ad­nan Men­de­re­s’­e yap­tık­la­rı­nı şim­di Tay­yip Er­do­ğa­n’­a mı ya­pı­yor?

Hü­kü­me­tin ba­şın­da­ki bu zat, rah­met­li Men­de­res ile ken­di­si­ni mu­ka­ye­se et­me­ye hiç kalk­ma­sın. Men­de­res ken­di­si baş­ba­kan ol­du­ğu sü­re­ce ço­cuk­la­rı­na dev­let­te gö­rev al­ma­la­rı­nı, ti­ca­ret yap­ma­ma­la­rı­nı sa­lık ver­miş­ti. Bu ki­şi ise ço­cuk­la­rı­nı ti­ca­re­te yön­len­di­ri­yor.

*CHP, Yas­sı­ada’­da cım­bız da­va­sı gö­rü­lür­ken bun­la­rı söy­le­me­di ama.

Men­de­res ile Er­do­ğan ni­ye kı­yas­la­na­maz an­la­ta­yım. 1946 yı­lın­da DP ku­rul­du, 2. Dün­ya Sa­va­şı son­ra­sı, dün­ya­nın iki blok ha­lin­de ye­ni­den şe­kil­len­me­si, AB­D’­nin Sov­yet Rus­ya­’ya kar­şı böl­ge­de hür dün­ya kap­sa­mın­da müt­te­fik­lik ara­yış­la­rı, CHP için­den DP’­nin doğ­ma­sı­na yol aç­mış­tır. Hü­kü­me­tin ba­şın­da­ki zat hiç­bir za­man unut­ma­ma­lı, Ce­lal Ba­yar da Men­de­res de DP kad­ro­la­rı da CHP kad­ro­la­rı­nın için­den ge­len, 1920’ler­de bu ül­ke­nin ulu­sal kur­tu­luş mü­ca­de­le­si­ne kat­kı ve­ren, o gü­nün ko­şul­la­rı içe­ri­sin­de ise ta­rif et­ti­ğim ye­ni bir si­ya­si çiz­gi­yi ara­yan in­san­lar­dı. 1920’ler­de bu kad­ro­lar mil­li kur­tu­luş mü­ca­de­le­si­ni ve­rir­ken, o za­tın tem­sil et­ti­ği zih­ni­yet kos­ko­ca im­pa­ra­tor­lu­ğun si­ya­si ve di­ni ira­de­si­ni İs­tan­bu­l’­da bir İn­gi­liz iş­gal ko­mu­ta­nı­na tes­lim et­mek­ten hi­cap duy­ma­mış­tı.

*CHP Men­de­res ile ba­rı­şa­bi­lir mi?

Be­nim eniş­tem DP mil­let­ve­ki­liy­di. 1960 dar­be­si ger­çek­leş­me­yip ül­ke 1961’de ola­ğan se­çim­le­re gi­de­bil­sey­di, Tür­ki­ye­’de­ki si­ya­si ta­rih bel­ki çok fark­lı ya­zı­la­cak­tı. O çiz­gi­den ge­len­le­rin CHP ile bu­gün bir­lik­te ha­re­ket ede­bil­mek için ye­ter­li or­tak nok­ta bu­la­bil­dik­le­ri­ni dü­şü­nü­yo­rum.

CHP kimseden icazet istemez

*CHP, son ge­zi­sin­de AB­D’­den ica­zet mi al­dı?

CHP her­kes için bi­rey­sel hak ve öz­gür­lük­le­rin ku­rum­sal­laş­ma­sı, de­mok­ra­si­nin tüm ku­rum ve ku­ral­la­rı ile yer­leş­me­si için ken­di si­ya­si po­zis­yo­nu­nu be­lir­le­me hak­kı­na da sa­hip­tir. CHP her­kes­le gö­rü­şür,  dü­şün­ce­le­ri­ni söy­ler, dü­şün­ce­le­ri alır, bun­dan da­ha do­ğal bir şey ola­maz. CHP halk­tan baş­ka kim­se­den ica­zet is­te­mez. İca­zet al­ma ta­ri­fi­ni, AK­P’­nin ik­ti­da­ra gel­me­den ön­ce AB­D’­de ve Av­ru­pa baş­kent­le­rin­de yap­tı­ğı  zi­ya­ret­ler­de,”Mil­li gö­rüş göm­le­ği­ni çı­kart­tı­k” de­di­ği dö­nem­de ve son­ra­ki uy­gu­la­ma­la­rın­da  ara­mak la­zım.

*CHP de ulu­sal­cı göm­le­ği­ni çı­kart­tı­ğı­nı mı an­lat­tı?

Her­kes ya­şa­dı­ğı ül­ke­nin ulu­sal çı­kar­la­rı­nı her alan­da sa­vun­mak du­ru­mun­da. Bir Fran­sı­z’­ın Fran­sa­’nın çı­kar­la­rı­nı, bir Ame­ri­ka­lı­nın AB­D’­nin çı­kar­la­rı­nı sa­vun­ma­dı­ğı­na ta­nık olan var mı? Bu top­rak­lar­da doğ­muş, bu top­rak­lar­da ya­şa­yan ve bu top­rak­lar­da öle­cek olan her­ke­sin as­ga­ri ko­şul­lar­da ya­şa­dı­ğı ül­ke­nin her alan­da çı­kar­la­rı­nın ya­nın­da ol­du­ğu bir po­li­ti­ka­yı sa­hip­len­me­si ge­re­kir.

27 Şubat 2014 MGK’sının 28 Şubat 1997’den farkı yok

*CHP’­nin ül­ke­nin mü­te­dey­yin va­tan­daş­la­rı ile so­run­la­rı­nı aş­tı­ğı­nı söy­le­mek müm­kün mü?

İnan­cı, mez­he­bi, inanç­la­rı­nı ve iba­det­le­ri­ni ye­ri­ne ge­tir­me şek­li, et­nik kö­ke­ni ne olur­sa ol­sun, CHP, yurt­taş­la­rı­mı­zın bü­tün bu özel­lik­le­ri­ne say­gı­lı dav­ran­mak­ta­dır. İnanç ve iba­det öz­gür­lü­ğü, ana­ya­sa­mı­zın gü­ven­ce­si al­tın­da­dır. İnanç grup­la­rı­nın ma­ne­vi da­ya­nış­ma için­de ol­ma­la­rı, bu­nu de­ği­şik ve­si­le­ler­le ser­gi­le­me­le­ri say­gıy­la kar­şı­la­nır an­cak bu özel­lik­ler si­ya­se­tin oluş­tu­rul­ma­sın­da, yön­len­di­ril­me­sin­de ve uy­gu­la­ma­la­rın­da or­ga­ni­ze bir ve­sa­yet ha­li­ne de dö­nüş­me­me­li. Ki­şi­sel öz­gür­lük­ler ve inanç öz­gür­lük­le­ri ile ka­mu­sal hiz­met ala­nın­da­ki rol­ler ara­sın­da­ki den­ge ko­run­ma­lı.  Bu alan­lar bir­bir­le­ri­ne kar­şı say­gı­la­rı­nı ko­ru­duk­la­rı sü­re­ce, her­kes CHP için say­gı­de­ğer­dir.  

*CHP’­ye gö­re me­se­la “Ku­düs Ge­ce­si­” gi­bi bir et­kin­lik ir­ti­ca teh­di­di ol­mak­tan çık­tı mı?

 28 Şu­bat 1997’nin yıl­dö­nü­mün­de­yiz ama 27 Şu­bat 2014 MGK’­sı­na ba­kı­la­cak olur­sa 28 Şu­bat 1997’den fark­lı ol­ma­dı­ğı gö­rü­lür. De­mok­ra­tik, la­ik, sos­yal hu­kuk dev­le­ti­nin sağ­la­dı­ğı inanç, öz­gür­lük or­ta­mın­da si­ya­set kul­va­rı­nın ay­rı, inanç da­ya­nış­ma grup­la­rı­nın dün­ya­sı­nın ay­rı ol­du­ğu, her­ke­sin te­mel hak­lar ko­nu­sun­da bir­bi­ri­ne say­gı ile yak­laş­tı­ğı bir or­tam­da, kim­se fark­lı bek­len­ti­ler ve ta­lep­ler içi­ne gir­me­di­ği sü­re­ce tüm ta­sar­ruf­lar de­mok­ra­si için­de ya­şa­na­bi­lir ve ya­şa­tı­la­bi­lir.

Cumhurbaşkanı en kötü puanı aldı

*Son za­man­lar­da Cum­hur­baş­ka­nı­’na yö­ne­lik eleş­ti­ri­le­ri­niz de art­tı.

Cum­hur­baş­kan­lı­ğı ma­ka­mı ana­ya­sa­ya ay­kı­rı­lı­ğı ka­bul ede­rek ana­ya­sa­yı ih­lal su­çu­na or­tak ol­ma du­ru­mun­da ka­lı­yor. Ade­ta hır­sı­za kir­ve­lik ya­pı­yor. Hu­kuk dev­le­ti­nin as­kı­ya alın­ma­sı­nı onay­la­mış­tır. Bu sü­reç­te en kö­tü pua­nı Cum­hur­baş­ka­nı al­dı. Ya­kın dö­nem, si­ya­si bek­len­ti­le­ri­ni otur­du­ğu kol­tu­ğun ken­di­si­ne ver­di­ği yet­ki­le­ri kul­lan­ma­mak­la kar­şı­la­ya­ca­ğı­nı zan­net­mek­te­dir. Hü­kü­me­tin ba­şı ile cum­hu­run ba­şı­nın ay­nı yo­lun yol­cu­su, ay­nı ba­ğın gü­lü ol­duk­la­rı or­ta­ya çık­mış­tır. Bun­dan son­ra, Cum­hur­baş­ka­nı­’nın hu­kuk dev­le­tin­den, hu­ku­kun üs­tün­lü­ğün­den bah­se­de­bil­me hak­kı kal­ma­mış­tır.

Seçim olabilecek mi olmayacak mı?

*Bir er­ken ge­nel se­çim bek­li­yor mu­su­nuz?

Şu an­da hü­kü­me­tin ba­şın­da­ki ki­şi­nin ken­di­si­ne yö­nel­ti­len id­di­alar kar­şı­sın­da ta­kın­dı­ğı ta­vır­la meş­ru­iyet sor­gu­lan­ma­sı­nın ya­pıl­dı­ğı bir dö­ne­mi ya­şı­yo­ruz. Ya­rı­nı de­ğer­len­dir­mek için bu­gün ya­şa­nan­la­rın so­nuç­la­rı­nı bek­le­mek­te fay­da var.

*Ya­ni 30 Mart se­çim­le­ri­nin so­nuç­la­rı­nı mı kas­te­di­yor­su­nuz?

Evet, ba­ka­lım ya­rın ne ola­cak? Ola­bi­le­cek mi ol­ma­ya­cak mı se­çim? Bu ge­ce ne ola­cak?

*30 Mar­t’­ta se­çim­le­rin ya­pıl­ma­ma­sı ih­ti­ma­li mi gö­rü­yor­su­nuz?

Çok hız­lı ge­liş­me­le­rin ya­şan­dı­ğı bir dö­nem­de­yiz. Hü­kü­me­tin ba­şı, yol­suz­luk ve hır­sız­lık ya­pıl­ma­dı­ğı­na da­ir inan­dı­rı­cı ola­ma­mak­ta­dır. Or­ta­ya dö­kü­len bel­ge­ler al­tın­dan kal­kı­la­cak gi­bi de­ğil. 30 Mar­t’­a ka­dar ne­re­de ne ola­ca­ğı, de­mok­ra­si­nin eli­miz­de ka­lan kıs­mı­nın or­ta­ya çı­ka­bi­le­cek ye­ni id­di­alar ve it­ham­lar­la ne­re­ye ka­dar bun­la­rı ta­şı­ya­bi­le­ce­ği kuş­ku­su var.

*Dar­be mi ola­cak?

Ya­ni, sü­re­cin bir is­ti­fay­la de­vam edip et­me­ye­ce­ği­ni gö­re­ce­ğiz. Bir kar­ma­şa, kar­ga­şa or­ta­mı ya­şa­na­bi­lir. Uma­rım Tür­ki­ye, bu tür olum­suz ge­liş­me­ler­le önün­de­ki tak­vi­mi uy­gu­la­mak­tan alı­ko­nul­maz. Sağ sa­lim san­dı­ğa ula­şa­bi­li­riz.

BO­LU BE­Yİ OL­MA­SAY­DI TA­RİH­TE KÖ­ROĞ­LU DA OL­MA­YA­CAK­TI

*Se­çim sü­re­ci­ni mey­dan­lar­da ses ka­yıt­la­rı­nı din­le­te­rek mi gö­tü­re­cek­si­niz?

Sos­yal be­le­di­ye­ci­lik ala­nın­da CHP’­nin be­yan­na­me­si ya­yın­lan­dı, tüm aday­la­rı­mız bu­lun­duk­la­rı yer­ler­de ne­ler ya­pa­ca­ğı­nı halk­la ve STK’­lar­la pay­la­şı­yor, kent­le­ri na­sıl yö­ne­te­cek­le­ri­ni an­la­tı­yor­lar. Pla­nı­mı­zı, prog­ra­mı­mı­zı da pay­la­şa­ca­ğız ama hır­sız­lık, yol­suz­luk id­di­ala­rı­nı ta­bi­i ki bel­ge­ler­le hay­kır­ma­ya de­vam ede­ce­ğiz. Eş­kı­ya dün­ya­ya hü­küm­dar ol­ma­ma­lı. Eğer Bo­lu Be­yi, za­lim­lik­te, zu­lüm­de sı­nır ta­nı­ma­mış ol­ma­say­dı, ta­rih­te Kö­roğ­lu da ol­ma­ya­cak­tı. Za­ten halk ara­sın­da da ‘Zul­mün art­sın ki tez gi­de­si­n’ der­ler.

Barışçıl protesto demokratik hak

*İz­le­di­ği­niz po­li­ti­ka­la­rın 27 Ma­yı­s’­a gi­den sü­reç­te ol­du­ğu gi­bi so­ka­ğı kış­kırt­ma­sın­dan kay­gı duy­mu­yor mu­su­nuz?

De­mok­ra­tik ki­şi­sel hak­lar, tüm de­mok­ra­si­ler­de ku­ral ha­lin­de uy­gu­la­nır. Bun­lar­dan bir ta­ne­si ba­rış­çıl de­mok­ra­tik pro­tes­to hak­kı­dır. Çe­şit­li top­lum ke­sim­le­ri­nin, mes­lek grup­la­rı­nın ta­lep­le­ri­ni bu yol­la da du­yu­ra­bil­me­si de­mok­ra­si­ler­de her za­man ola­bi­lir. CHP, 1959 yı­lın­da 14. Ku­rul­ta­yı­’n­da, “İlk He­def­ler Be­yan­na­me­si­” adı al­tın­da, tüm Tür­ki­ye­’ye adil bir se­çim sis­te­mi, sen­di­ka ve ör­güt­len­me hak­kı, Ana­ya­sa Mah­ke­me­si ve di­ğer yük­sek yar­gı or­gan­la­rı­nın oluş­tu­rul­ma­sı gi­bi, ku­ral­lı bir de­mok­ra­si için ge­rek­li olan tüm ta­lep­le­ri di­le ge­tir­miş­ti. Keş­ke, bun­lar 60 dar­be­sin­den ön­ce or­tak­la­şa ya­şa­ma ge­çi­ri­le­bil­sey­di. Bu­gün de Ge­zi olay­la­rı gi­bi, ik­ti­dar bas­kı­sı­na kar­şı top­lum­sal tep­ki de­mok­ra­si için­de so­kak­lar­da gös­te­ri­li­yor. Bun­lar ga­yet do­ğal. Biz in­san­la­rın de­mok­ra­tik hak­la­rı­nın de­mok­ra­si­nin te­mi­na­tı al­tı­na alın­ma­sı­nın mü­ca­de­le­si­ni ve­ri­yo­ruz.  Bu­nun kış­kırt­may­la, pro­vo­kas­yon­la ne il­gi­si var? “Al­lah rı­za­sı için gel­dik. Bir lok­ma bir hır­ka bi­ze ye­te­r” nok­ta­sın­dan, açık­la­na­maz ser­vet­le­re ka­vu­şan­la­ra ve ha­ra­mi­li­ğe kar­şı, el­bet­te CHP de­mok­ra­si mü­ca­de­le­si­ni ve­re­cek­tir.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.