1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Meral Akşener 24 Haziran seçimleri için İYİ Parti'nin yol haritasını açıkladı
Meral Akşener 24 Haziran seçimleri için İYİ Parti'nin yol haritasını açıkladı

Meral Akşener 24 Haziran seçimleri için İYİ Parti'nin yol haritasını açıkladı

24 Haziran'daki seçimleri için partisinin yol haritasını açıklayan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, "YÖK'ü tarihin karanlık sayfalarına göndermek bize nasip olacaktır. FETÖ'nün sızmasına göz yumulan Kuleli ve Işıklar liselerini yeniden açacağız"

A+A-

24 Haziran'daki seçimleri için partisinin yol haritasını açıklayan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, "YÖK'ü tarihin karanlık sayfalarına göndermek bize nasip olacaktır. FETÖ'nün sızmasına göz yumulan Kuleli ve Işıklar liselerini yeniden açacağız" ifadelerini kullandı. Yaptığı konuşmada vaatlerini sıralarken müthiş bir iddiada da bulunan Akşner, "ABD’ye en çok bağırıp çağıranların çocukları, torunları Amerikan pasaportu taşıyor" dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, 3 Kasım 2019'dan 24 Haziran 2018'e çekilen cumhurbaşkanlığı ve genel milletvekili seçimleriyle ilgili olarak partisinin izleyeceği yol haritasını açıkladı.

Akşener'in konuşmasından satırbaşları şöyle:

Engelleri aşmak istiyorsan önce insanı seveceksin. İnsanı seversen tüm dağlar düz olur. İnsanı seversen onu bizden sizden diye ayıramazsın. İnsanı seversen o acı çektiğinde evinde huzur içinde uyuyamazsın. Benim çocuğum diyemezsin bütün çocuklar bizim çocuğumuzdur.

Benim evim benim çocuğum diyemezsin. Başını yastığa huzur içinde koyamazsın, koymamalısın. Aziz milletimiz adaylığa karar verirken düşündüğüm tek şey vardı. Son yıllarda insanla devlet arasındaki uçurumu ortadan kaldırmak. Bugün millet yeniden büyük bir değişime ihtiyaç duymaktadır. Milletim bana güvendi sadece 6 saat içinde 100.000 imza vererek milletine sahip çıktı.

'ACİLEN BİR ŞEYLER YAPMAK ZORUNDAYIZ'

7 milyon 500.000 çocuk kışı üşüyerek, yeterli beslenemeden geçirdi. Gençlerimizin üzerine örtülen umutsuzluk örtüsünü kaldırmak zorundayız. Acilen bir şeyler yapmak zorundayız. 21. yüzyılın ilk çeyreğinde yeni dünyadaki yerimizi güçlendirmek zorundayız. "İyi de nasıl?" dediğinizi duyar gibiyim. Bugün sizinle Cumhurbaşkanı olduğumda izleyeceğim vizyonu paylaşacağım.

'DEVLETİN GELECEĞİ, İKTİDAR HIRSLARINA FEDA EDİLDİ'

Devleti yönetmek ayrı, gündelik politikaların peşine takılmak ayrı şeydir. Türkiye'nin son yıllardaki en büyük şanssızlığı bu noktada oldu. Devletin geleceği, gündelik iktidar hırslarına feda edildi. Son yıllarda kendisine yapılmış tüm yanlışlara rağmen Türkiye nasıl bir ülkedir hatırlatmak isterim. Türkiye, 1 verdiğinde 1000 vereceğiniz bir toprağa ve kültüre sahip bir ülkedir.

"YIPRANMIŞ DEFTERİ KAPATMA VAKTİ GELMİŞTİR"

Ben burada 16 yıldır iktidarda olan hükümete eleştiren bir konuşma yapmayacağım. Bir siyasi partinin lideri iktidarının 16. yında millete adalet ve özgürlüğü vaat ediyorsa, sözün tükendiği yerdir. Artık bu yıpranmış defteri kapatma vakti gelmiştir.

'BİZLER BUNU ATATÜRK'TEN ÖĞRENDİK'

Türkiye, düşmanın gücü ne olursa olsun üstesinden gelme gücüne sahiptir. Türkiye, uğruna ölünesi bir milletin ülkesidir. Türkiye uluslararası camiada ne olursa olsun üstün niteliklere sahip bir ülkedir. Bizler Gazi Mustafa Atatürk'ten bunu öğrendik. Kısaca, Türkiye, ayaklarından çekenler olmasa zirveye çıkacak bir ülkedir. Yeter ki siyaset insanları tarafından değil, devlet insanları tarafından yönetilsin. Benim ve arkadaşlarımın devlet yönetme vizyonu Türkiye'yi bahar güneşiyle buluşturma arzusudur.

'ÜLKE, YAPAY KAMPLARA AYRILDI'

Ülkemiz, yapay kamplara ayrılmıştır. Elbette bu farklılıklara saygı duyarak, güçlenen devlet anlayışına sahip olmalıyız. Biz bu nedenle bayram sofrasında buluşmakta arzı ediyoruz. Çünkü biz milletimizin koskocaman bir aile olduğuna inanıyoruz. Ve her ailede olduğu gibi, kadınlar hayatı önemdedir.

'MİLLETİN YÜZDE 82'Sİ GEÇMİŞE ÖZLEM DUYUYOR'

Savaşmak gerektiğinde o savaşı kazanacak kadar güçlü olacağız. Ama her zaman tavrımızı ve terbiyemizi yaşatmak üzerine kurmamız gerektiğini düşünüyorum.

'DEVLET, DEVLET GİBİ ÇALIŞACAK'

Milletimizi bu yükü taşımaktan kurtarmak gerekiyor. Devlet devlet gibi çalışacak. Çiftlik ise devletin içinden çıkarılıp, ait olduğu o güzel yere bırakılmalıdır.

'YÖK, KARANLIK SAYFALARA GÖNDERİLECEK'

YÖK'ü tarihin karanlık sayfalarına göndermek bize nasip olacaktır. FETÖ'nün sızmasına göz yumulan Kuleli ve Işıklar liselerini yeniden açacağız.

Elbette biz de köprüler, yollar, hastaneler yapacağız. Köprülerin sahibi müteahhitler değil millet olacak.

'ŞEHRE NEFES ALDIRAN PLANLAR HAZIR'

Elbette biz de köprüler, yollar, hastaneler yapacağız. Köprülerin sahibi müteahhitler değil millet olacak. Yaptığımız yolların ömrü 3-5 yıl olmayacak. Şehre nefes aldıran planlar hazır. İnsanımıza balık istifi muamelesi yapan hastaneler yapmayacağız. 700 üstü hastaneler sisteme çare değil. Daha küçük ölçekli daha ulaşılabilir, hastaneler yaparak hasta ve yollarda eza çekmelerini istemiyorum. Yeni fabrikalar açılmasını teşvik etmek, tarım hayvancılıkta yine dünyanın en iyileri arasında olmak için çalışacağız.

Akşener'in konuşması 'Mustafa Kemal'in askerleriyiz' sloganları ve alkışlarıyla sık sık bölündü.

'DEĞİŞİM LAZIM'

Ülkeyi yönetenler milleti taşımalıdır. Aynı krizlere tekrar tekrar yakalanan bir devlet anlayışı olabilir mi? Hiçbir sorun onu üreten zihiniyet ile çözülemez. Değişim de bunun için lazım.
Çocuklarımız taciz ediliyor, genç kızlarımız sokak ortasında öldürülüyor. Kadınlarımız şiddet görüyor, cinayetlere kurban gidiyor. Çünkü yönetim boşluğu var. Bu dünyayı birlikte paylaştığımız hayvanlar katlediliyor, yönetim boşluğu var. Biz bu yönetim boşluğunu doldurmaya geliyoruz, milletimize rahat bir nefes aldırmaya geliyoruz.

'YAKARSA DÜNYAYI GARİPLER YAKAR'

Ne büyük bir devletmişiz ki hiç ama hiç yıkılmamayı başardık. Rant peşinde koşan siyaset simsarları… Bir tarafta geçim için koşuşturanlar… Diğer tarafta yandaş müteahhitler… Büyük usta ne diyordu: "Yakarsa dünyayı garipler yakar." Esasında Türkiye'yi de yakarsa mutfak yakar, geçim yakar. Türkiye'yi rant peşinde tüketenler böler. Azizi milletimiz, çocuklarımızın yetişmesini ailelerin yükü olmaktan çıkarmak zorundayız. Üşüyen çocuklarımız var. Çocuk üşürse devlet üşür, millet üşür. Dünyayı artık gençler taşıyor.

'CUMHURBAŞKANI OLDUĞUM GÜN EKONOMİ GÜVENİ HİSSEDECEK'

Dünya Bankası’nın iş yapabilme sıralamasında Türkiye 190 ülke arasında 60’ıncı sırada yer alıyor. İş kurmak hem zor, hem pahalı. İlk 10’u hedefliyorsan iş yapmanın önündeki engellerini kaldırmak gerekiyor. Biz ekonomiyi siyasetçi değil, güven yönetir diyoruz. Ekonomiye duyulan güvensizliğin maliyeti millete ağır yük olarak geri dönüyor. Cumhurbaşkanı olduğum gün ekonomi bu güveni hissedecektir. Dünyanın en karmaşık vergi ve teşvik sistemleri Türkiye’de.

'DEVLET ÖĞRENCİNİN YEDİĞİ TOSTTAN VERGİ ALIR MI?'

Devlet öğrencinin harçlığından, yediği tosttan, kitabından vergi alır mı? Alıyor. Asgari ücretliden, benzinden vergi al, arabadan ÖTV al, bir de üzerinde yol ve tünel parası al. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir sistem yok.

'ÜNİVERSİTELERİ BÖLMEK GELECEĞE İHANETTİR'

Üniversiteleri her ne şekilde olursa olsun bölmek ülkenin geleceğine ihanettir. Cumhurbaşkanı olunca üniversitelerin bölünmesine dair kararı kaldıracağım.

'İSTER PKK, İSTER FETÖ…'

Terör örgütlerini kendi çıkarınız için kullanmaya kalkar, masum insanlara iftira etmek için kullanırsanız günah ve vebal peşinizi bırakmaz. Adınız Haccâc gibi yazılır tarihe. İster PKK, İster FETÖ olsun, terör örgütlerini kendi çıkarlarını kullanacağını sananlar acz içindeki cahillerdir.

AKŞENER’DEN MÜTHİŞ İDDİA

ABD'ye en çok bağırıp çağıranların çocukları, torunları Amerikan pasaportu taşıyor. Süleyman Şah'ın ölümüyle Kayı boyunun yönetimini devralan Haymana'nın Anadolu'da kendisine “nereye kadar yürüyeceğiz” diyenlere obamızın başı göğe erene kadar” dediğini hatırlattı. Kendisine soranlara da “milletimizin başı göğe değinceye kadar” yanıtını verdiğini söyledi.

NÜFUS CÜZDANLARINI ÇIKARTTI

Lütfen hepiniz Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartlarınızı çıkarın. Göreyim. İşte Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin tapusu budur. Ağa da budur, reis de budur, paşa da budur. İrade sahibi budur. 80 milyonun tamamı aynı haklara sahiptir. Ne biri diğerimizden üstün ne biri diğerimizden aşağıdır. Her hedefimiz için öyle uzun yıllar koymuyoruz.

Akşener sözlerini “25 Haziran sabahına kadar Türkiye için çalışmaktan asla yılmayın, başaracağız çünkü milletimize sözümüz var. Yeter ki olumsuzluğu bir tarafa bırak yeter ki yüzünü güneşe dön…” sözleriyle bitirdi.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.