1. YAZARLAR

  2. Feridun Fazıl Özsoy

  3. MOR KARDELENLER ve YOLA ÇIKAN ÜÇ KOLORDU…
Feridun Fazıl Özsoy

Feridun Fazıl Özsoy

Başyazar
Yazarın Tüm Yazıları >

MOR KARDELENLER ve YOLA ÇIKAN ÜÇ KOLORDU…

A+A-

………

Kulak verin!…

Allahuekber Dağları’nda Allah Allah sesleri kalmıştır Mehmedimin!…

Zemheri uğultusu; şehitlerin yanık türküleridir bu aziz topraklarda…                   

           Açın gözlerinizi!

90 bin kırık fidan, arş-ı alâdan sizi seyretmektedir.

            ……….

Ölüm kansız, ölüm beyaz…

Gövdeyi içindeki ruhla beraber apansız katılaştıran ölümü burada     

görebilirsiniz…

İyi bakın!…

18 yaşında Hasan oğlu Mehmet, 19 yaşında Mehmet oğlu Hüseyin…

Turnagöl sırtlarında görebilirsiniz onları.

Baharda kar kütlelerinden başını çıkartıp gülümseyerek size bakan mor

kardelenlere iyi bakın, kar altında yatan soğuktan morarmış Mehmetlerdir

onlar!

………

Böyle başlıyor, Mor Kardelenler belgeseli

         

                                          ***   

Yarın Sarıkamış’ta ‘Sarıkamış Harekatı’nda kaybettiğimiz üç kolordu’nun kahraman askerleri için anma yürüyüşü ve töreni var… Bu vesileyle ‘Harekatta’ kaybettiğimiz binlerce Şehit Mehmet’i rahmet ve saygıyla anıyoruz…

1914 yılında Sarıkamış Rus işgali altında, Erzurum ise Osmanlı’nın serhat kentidir… Kışın ortasında Enver Paşa tarafından Kafkaslar’a ulaşmak ve Rus Ordusunu arkadan kuşatmak amacıyla ‘İleri Kafkasya Harekatı’başlatılır…

Bu harekat için Erzurum’dan 9, 10 ve 11. Kolordular yola çıkar… Hedef Sarıkamış önlerinde buluşmaktır…

  1. Kolordu Enver Paşa komutasında Şenkaya’nın Bardız köyünde gece konakladıktan sonra zamanında Sarıkamış önüne ulaşır…
  2. Kolordunun başında Hasan İzzet Paşa vardır; Ruslar’ın Köprüköy ve çevresinde uzun direnişi ve kanlı çarpışmalar sebebiyle bir türlü Sarıkamış’a ulaşamaz…

10.Kolordu Oltu’yu alır, Kosor boğazında Ruslar’ı Göle yönüne kovalar ve Ardahan’ı da Ruslar’dan temizlemek ister. Harekatın genişlediğini gören Enver Paşa, Hafız Hakkı Paşa’yı uyarır ve o da orman’ın içinden Allahuekber’e  ve orayı da aşıp kısa yoldan Sarıkamış’a  ulaşmak ister ve facia Allahuekber’de Mehmetçik’i bulur… Mevcudu yaklaşık kırk bin olan kolordunun bir kısmı çevre köylere dağılır, kimisi dağda ölüm kusan kar fırtınasının soğuğunda, kimisi soğuğa karşı siper edilen kaya kovuklarında, kimisi de sığındıkları yayla damlarında donarak şehit olurlar… Kırk bin kişiden sadece 3 bine yakın Mehmetçik 25 kilometrelik yolu aşıp, Sarıkamış önlerine ulaşır… Onlar da Rus kurşunu altında can verir…

***

İşgal altındaki Sarıkamış’ı kurtarmak ve Kafkasların kilidini açmak isteyen Enver Paşa’nın; kimine göre oynadığı kumardır, kimine göre kağıt üzerinde dünyanın en mükemmel savaş planı olarak başlar Sarıkamış Harekâtı…

Enver Paşa’ya göre, yüzlerce yıldır her çeyrek asırda bir cenkleştiğimiz Ruslardan bütün mazinin intikamını alma vakti gelmiştir.

Ancak, harekatın çok genişlemesi, ikmalin zamanında yapılamaması, istihbarat ve iletişimin sağlıksız oluşu ve bir çok sebepten ötürü 19 Aralık 1914’te başlayan harekât, 6 Ocak 1915’te sone erer.

Ve, harekât başarısızlıkla sonuçlanır…

45 binden fazla kayıp verilir.

Genelkurmay kaynaklarına göre mevcudu 120 bin olan ordudan sadece 12 bin kişi evlerine dönebilir. Geriye dönenler de aç, bîilaç, yorgun ve hastadır.

Ruslar tarafından esir alınanlardan bazıları hayvan katarlarına bindirilerek Bakü’ye Nargin Adası’na gönderilir.

NarginSarıkamış Harekatı ile birlikte Türk Tarihinde halâ kanayan bir yaradır…

***

Mehmetçik, bütün olanaksızlıklara rağmen dayanıklılık, itaat, direniş ve mücadele azminin üstünlüğü bakımından bütün dünyaya üstün cesaret ve feragat örneği göstermiştir.

Sarıkamış ve Allahuekber, bütün Türkiye gibi her yıl Ocak ayında, yeşil çamlar arasından siluetleri ile vatan topraklarına selam duran Mehmetçik’e ağlar… O yüzden, Allahuekber’den Şenkaya dağlarına, oradan Soğanlı’ya, Bardız’a ve Sarıkamış’a kadar bütün coğrafya ve  yemyeşil çamların altı soğuktan kaskatı kesilmiş şehitlerle doludur.

Yani, ‘Mor Kardelenlerle’.

Büyük yazar Falih Rıfkı Atay, Sarıkamış ve Çöl faciasını karşılaştırdığı yazısında diyor ki;

“Türk Milleti son harpte bilhassa iki yerde tabiat ve imkânsızlıkla boğuşturuldu: Çöl ve Sarıkamış! Allah’ın birini ateşten, birini buzdan yarattığı bu iki müthiş cehennemde Türk sabrı ve Türk cür’eti imtihandan geçti. Sarıkamış şehitleri bir güneş aksinin hasreti ile, Sina şehitleri ise, bir su damlasının hasret ile öldüler. Birinin güneşi Türk cesedini bir kar gibi eritti; öbürünün kar’ı bir madde gibi dondurdu. Fakat Türk’ün ruhuna ne oldu? Bu ruh gösterdi ki hâlâ güneşten daha zorlu ve buzdan daha yakıcıdır”.

***

Son yıllardaki anmalarda şehitler üzerinden yapılan tartışmaları maalesef üzüntüyle seyrediyoruz…

Unutulmasın ki o şehitler Türk Milletinindir… Kimse şehitler üzerinden kendine ve şehrine üstünlük sağlama çabasına girmesin…

Coğrafyayı vatan yapan şehitlerimiz, ruhunuz şâd olsun…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.