1. HABERLER

  2. SAĞLIK

  3. Neden yüzümüze dokunmadan duramıyoruz?
Neden yüzümüze dokunmadan duramıyoruz?

Neden yüzümüze dokunmadan duramıyoruz?

Dünya sağlık örgütü, virüsten korunma yolu olarak sık sık ellerimizi yıkamamız ve yüzümüze dokunmamamız için önerilerde bulundu. BBC’de yayınlanan bir habere göre yüzümüze dokunmaktan vazgeçemiyoruz. Peki, bunu engellemek için neler yapabiliriz?

A+A-

İnsanların diğer birçok canlıdan farklı olarak sürekli yüzlerine dokunmak gibi bir alışkanlıkları var ve bu alışkanlık salgın hastalıklara karşı insanları daha duyarlı hale getiriyor.

Yapılan çalışmalar, çene, ağız, burun ve göz çevresine dokunmaya özellikle yatkın olduğumuzu gösteriyor. Yeni tip corona virüs, Covid-19 gibi hastalıklar söz konusu olduğunda, yüzümüze dokunmak virüsün vücudumuza girişini hızlandırabiliyor.

2015 yılında yapılan bir gözlem çalışması, Avustralya’daki tıp öğrencilerinin davranışlarını analiz etti. Sidney, Kuzey Güney Galler Üniversitesi’nde bir enfeksiyon kontrol uzmanı olan Mary-Louse McLaws ve meslektaşları, öğrencilerin saatte ortalama 23 kez yüzlerine dokunduğunu keşfetti.

Tıp öğrencilerinin, diğer insanlardan daha fazla risk altında oldukları göz önüne alındığında bu oldukça yüksek bir sayı.

 

‘HASTALIĞIN BULAŞMASINI KOLAYLAŞTIRIYOR’

Bu davranış, çevremize ve hatta başka insanlara dokunduğumuzda ellerimizle aldığımız bakteri ve virüsleri yayarak kendimizi hastalığa bulaşmaya eğilimli kılıyor.

Bu nedenle sağlık yetkilileri Covid-19’un yayılmasını azaltmak için yüzlerimize dokunmamaya karşı uyardılar.

Çoğu canlı türü tımarlama egzersizi olarak ya da onları rahatsız eden şeyleri temizlemek için yüzlerine dokunuyor. İnsanlar ve bazı primatlar ise bunu başka nedenlerden dolayı yaparlar.

Almanya’nın Leipzig Üniversitesi’nde psikolog olan Martin Grunwald, bu şekilde kendiliğinden yüze dokunmanın “türümüzün temel davranışı” olduğunu söylüyor.

Psikolog “kendine dokunma, genellikle iletişim kurmak için tasarlanmayan ve çok az farkındalıkla gerçekleştirilen bir harekettir. Tüm bilişsel ve duygusal süreçlerde anahtar bir rol oynar. Tüm insanlarda görülür” diyor.

‘YÜZÜMÜZE TEMAS ETMEK STRESİ AZALTIYOR’

Berkeley’deki California Üniversitesi’nden psikolog Dacher Keltner’e göre yüzlerimize dokunmak bir tür kendi kendini yatıştırıcı mekanizma gibi algılanabilir. “Bazı araştırmalar, cilt-cilt temasının, sakinleştirmeye ve stresi azaltmaya yardımcı olabilecek oksitosin hormonunun salınmasına neden olduğunu göstermiştir. Diğer zamanlarda yüzümüzü sosyal dramanın bir eylemini kapatmak ya da bir sonraki adımla baş etmek için kullanırız” diyor Keltner.

 

Bazı uzmanlar ise insanların yüzlerine dokunmalarını duygularımızı veya dikkat süremizi kontrol etmenin bir yolu olduğuna inanıyor.

Ancak gözlerimiz, burnumuz ve ağızımız bakterilerin ve virüslerin vücudumuza girmesi için önemli kapılardır.

2012 yılında, araştırmacılar Brezilya’nın Florianopolis kentinde ve ABD Washington DC’de bir metroda, rastgele seçilen insanları izlediler. Gözlemledikleri, izlendiklerinin farkında olmayan insanların yüzeylere dokunduklarını ve daha sonra burun veya ağızlarına saatte üç kereden fazla ulaştıklarını tespit ettiler.

MASKELER ENGELLEYEBİLİR

Bazı sağlık uzmanları için, kendi kendine dokunma eğilimi için belki de yüz maskeleri yararlı bir koruma şekli sunuyor olabilir diyor. Tıbbi maskeler, kesin olarak virüsü durdurmamasına rağmen burun ve ağza dokunulmasını zorlaştırır.

İngiltere, Leeds Üniversitesi’nde bir virolog olan Stephen Griffin, “maske takmak, insanların el hijyeni olmadan önemli bir enfeksiyon kaynağı olan yüze dokunma eğilimini azaltabilir” dedi.

Columbia Üniversitesi’nde davranış bilimci olan Micheal Hallsworth, yüze dokunmamanın oldukça zor olduğunu söylüyor.

“İnsanlara bilinçsiz olarak yaptıkları bir şeyi, yapmamalarını söylemek klasik bir sorundur” diyen Hallsworth, insanların ellerini daha sık yıkamasının yüzlerine dokunmalarını azaltmaktan daha kolay olduğunu belirtiyor.

 

 

EN İYİ ÇÖZÜM ELLERİ SÜREKLİ YIKAMAK

Buna rağmen Hallswort, insanlara yardımcı olabilecek bazı “dürtme” tekniklerinin olduğuna inanıyor.

“Bir kaşıntı gibi fiziksel bir ihtiyaç olduğunda örneğin ikame bir davranış oluşturulabilir. Kolun arkasını kullanın. İdeal bir çözüm olmasa bile riski azaltırsınız diyen Hallswaort, ayrıca, belirli durumlarda neden yüzünüze dokunduğunuzu anlamaya çalışmanızı tavsiye ediyor.

Davranış bilimci “dokunmayı tetikleyen durumların farkına varırsak, bunlara göre hareket edebiliriz” diyor. Hallswort, örnek olarak sürekli gözlerine dokunan insanların önlem olarak güneş gözlüğü takabileceklerini söylüyor. Yine önlem olarak insanların kendilerine küçük notlar yazabileceğini de belirtiyor.

Eldivenler de virüsü toplayıp kirliliği yayabileceğinden daha az koruma sağlar ve en gayretli kişilerde bile yüzlerine tamamen dokunmaktan kaçınmak için daha fazla mücadele etmek zorunda kalabilir.

Bunun yerine, Dünya Sağlık Örgütü sık sık el yıkamayı, diğer insanlardan uzak kalmanızı ve el sıkışmak gibi fiziksel temastan kaçınmanızı öneriyor.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.