Google+
  • BIST 110.248
  • Altın 155,354
  • Dolar 3,8262
  • Euro 4,5259
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 6 °C
  • Erzurum -1 °C
  • Bursa 8 °C
  • İzmir 12 °C

Onur Sağsöz'ün bu hafta ki konuğu Açık Öğretim Fakültesi’nin Dekanı Prof. Dr. Üstün Özen

Onur Sağsöz'ün bu hafta ki konuğu Açık Öğretim Fakültesi’nin Dekanı Prof. Dr. Üstün Özen
Onur Sağsöz bu hafta bir başka başarı hikâyesi anlatıyor. Gazeteci Sağsöz'ün konuğu Açık Öğretim Fakültesi’nin Dekanı Prof. Dr. Üstün Özen...

Bu hafta bir başarı hikâyesini sayfamıza taşıyoruz taşıyoruz. Röportajın konuğu Atatürk Üniversitesi’nin vitrini konumundaki Açık Öğretim Fakültesi’nin Dekanı Prof. Dr. Üstün Özen… Kurulduğu yıl sadece 6 bin, şimdi ise 150 bin öğrencisiyle Türkiye’nin Açık Öğretim Fakültesi haline gelen eğitim yuvasını mercek altına aldık. Keyifle okumanız dileğiyle…

– Bu yıl lisansta 15 bin mezun verdik ve bir ay içinde diplomalarını gönderdik.

– 70 bin kayıt yaptık. Hedefimizi tutturmakla kalmayıp geçtik bile.

-Zaten marka olan Atatürk Üniversitesi’ne değer kattık.

-Bizim öğrencimizin yüzde 15’i Doğu Anadolu, yüzde 31’i Marmara bölgesinden

-Her dört öğrenciden biri İstanbul’dan kayıt yaptırıyor.

 

İş bitmeden eve gitmiyoruz (2)

 

Türkiye’nin en köklü öğretim kurumlarından biri olan Atatürk Üniversitesi bünyesindeki Açık Öğretim Fakültesi’ni ele aldık bu hafta… Fakülte 2011 – 2012 eğitim – öğretim yılında 3 Lisans, 2 Ön lisans ve bir Lisans Tamamlama programı olmak üzere toplam 6 programla faaliyetlerine başlamıştı. O tarihte sadece 6 bin öğrencisi vardı. Bugün ise 4 Lisans ve 22 Ön lisans programı olmak üzere toplam 26 programın yürütüldüğü fakültede yaklaşık 150 bin öğrencinin kaydı bulunuyor. Evet, yanlış okumadınız 150 bin öğrenci…

Kısa sürede sağlanan bu başarının mimarı Dekan Prof. Dr. Üstün Özen ile konuştuk fakülteyi… Üstün hoca hemen söze girdi: Bir zamanlar bana ‘Siz bölgesel bir fakülte misiniz?’ diye soruyorlardı. Şu an öğrenci profiline bakıyorum yüzde 31’i Marmara bölgesinden… Bunun da yüzde 25’i İstanbul’dan yani her dört öğrenciden biri İstanbul’dan kayıt yaptırıyor.

 

İş bitmeden eve gitmiyoruz (4)

 

 

Bugün Açık Öğretim Fakültesi’nin Türkiye’nin en ücra noktasına kadar ulaşabiliyor olması başarının ayrı halkalarından biri… Ayrıca kent ekonomisine de büyük katkı sağlıyor. Atatürk Üniversitesi’nin döner sermayesine aktarılan harç bedelleri ile öğretim üyelerinin telif ücretleri ödeniyor ve binlerce öğrenciye kent matbaalarında kitapçıklar yaptırılıyor. Ayrıca kargo firmaları da bu pastadan önemli bir pay alıyor. Fakülteye her kayıt döneminde on binlerce kargo geliyor ve aynı şekilde öğrencilere yine kargolar gönderiliyor.

Atatürk Üniversitesi markasına her açıdan çok ciddi katkı sağlayan Açık Öğretim Fakültesi kısa sürede yakaladığı bu başarıyla üniversitenin hem gururu, hem de vitrini haline geldi.” Amatör ruhla profesyonel bir iş yapıyoruz” diyen Üstün hoca başarıda en büyük payın 180 kişilik ekibe ait olduğunu vurguladı ve ekledi:Burası kamu kurumundan öte bir pozisyonda. Biz iş bitmeden eve gitmiyoruz… Keyifle okumanız dileğiyle…

 

İş bitmeden eve gitmiyoruz (7)

 

Büyüme devam ediyor… Yeni programlardan bahseder misiniz?

Evet, sağlık alanında bir kanun çıktı. Sağlıkta ön lisans mezunlarının lisans tamamlaması için YÖK bize üç program açtı. Sağlık yönetimi alanında, acil yardım ve sosyal hizmet alanında üç program… Bunun için de tüm Türkiye’ye 40 bin kontenjan tahsis etti. Bunun 19 bin 500’ünü Atatürk Üniversitesi’ne verdiler geri kalanını da diğer üniversitelere dağıttılar. Biz de burada 14 bin 500, Uzaktan Eğitimde de 1500 civarında öğrencinin kaydını yaptık. Aynı zamanda ikinci üniversite kayıtlarımız biliyorsunuz uzun zamandır devam ediyor ve şu an en yoğun günleri yaşıyoruz. Burada da minimum 30 bin kayıt olacağını tahmin ediyoruz. Zaten şu an itibariyle 25 bini geçmiş durumdayız. Tahminimizin ötesinde de kayıt yapabiliriz. (Sohbet sırasında 300’ü aşkın kişi kayıt yaptırdı) Toplamda bu yıl Açık Öğretim Fakültesi olarak 70 bin kayıt yapmış oluyoruz. Hedefimizi tutturmakla kalmayıp geçtik bile. Toplam öğrenci sayımız da 150 bine dayandı.

Bu başarıyı nasıl sağladınız?

Biz ekip olarak bunu başardık. Amatör ruhla profesyonel bir iş gerçekleştiren ekibiz. Buradaki herkes üzerine düşen sorumluluğu en iyi şekilde yerine getiriyor. Öyle ki burası artık kamu kurumundan öte bir pozisyonda. Birçok yerde sabah 08.00’de işe gelir akşam 17.00’de evlerine gider çalışanlar. Ama burada hiç kimse iş bitmeden evine gitmez. Hakikaten sayılar çok fazla on binler, yirmi binler, otuz binlerden bahsediyoruz. Dile kolay sayılar. Bakın sadece iki ay içinde 70 bin öğrencinin bizzat kendisi gelen, kargoyla gönderen bu kadar insanın evrakını alıp işleyebilmişiz. Tabi bunun sebepleri var. Bir kere üniversitenin teknik alt yapısı çok iyi buna müsait. Biz bu anlamda sorun yaşasak bunları yapamayız. Biz de bir de irade var. O irademizi hayata geçirebiliyoruz. Yani bir hedef koyduğumuz zaman bu hedefi yakalamamız lazım. Her yıl koyduğumuz hedefi yakaladık ve üzerine çıktık her zaman. Ve hiçbir zaman hayali hedefler koymadık. Biz potansiyelimizi, kapasitemizi, yapacağımızı biliyoruz. Her yıl da potansiyelimizi kullanabildik ve bu seviyeye geldik. Tabi elemanlarımızın alanlarında uzman olmaları da çok önemli. Eğitim süreçleri eğitim konusunda uzman insanlar tarafından yürütüyor, bilgi işlem süreçleri bu alanda deneyimli personel tarafından yürütülüyor. Yani veri girişten kayıt elemanına kadar herkes son derece yetenekli ve azimli şekilde çalışıyor.

İş bitmeden eve gitmiyoruz (8)

Kaç personel var?

Şu anda Uzaktan Eğitim ile birlikte 180 personelimiz var. 15 civarında yüksek lisans programımız var. Yine İlahiyat lisans tamamlama programımız var. Haliyle yoğun bir iş yükü var ama personelimizin yeteneklerini, zamanını optimal bir şekilde kullanarak bu yükü kaldırıyoruz.

Atatürk Üniversitesi’ne de büyük katkı sağladınız…

Atatürk Üniversitesi gibi büyük bir üniversitenin ismi taşıyoruz. Kimsenin bilmediği bir üniversite değil. Herkesin tanıdığı bir üniversite. Atatürk’ün ismini taşıyor başta. Öyle üniversiteler var ki şehrini söyleseniz orada hangi üniversitenin olduğunu söyleyemez ama burada Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün ismini taşıyan bir üniversite var. Zaten zihinler de marka şeklinde yer almış. Dolayısıyla bizim başarımızdaki önemli faktörlerinden biri de Atatürk Üniversitesi’nin ismi. Tabi bu isme Açık Öğretim Fakültesi olarak ciddi bir katkı yaptığımızı da söyleyebiliriz. Bu markaya değer kattık.

Bir yığın programımız var

Açık Öğretim insanların yerlerini değiştirmeden, işlerini kaybetmeden, eğitim alabilecekleri bir yöntem. Yaşam boyu öğrenme olur, mesleki anlamda olur, diploma için olur, çeşitli şekillerde buraya öğrenciler geliyor. Mesela ikinci üniversite kapsamında gelen öğrencilerin birçoğu ya önce okumuş oldukları alana katkısı olsun diye yeni bir bölüm okuyorlar ya da başka bir alana yöneliyorlar. Bazıları da meslek için geliyor mesleklere yönelik bir sürü programımız var. Çünkü Türkiye’nin en ücra noktasına kadar biz ulaşabiliyoruz şu anda. Şöyle ki web sitemiz aracılığıyla bilgilendirme yapıyoruz, tanıtım faaliyetleri yapıyoruz. Çağrı merkezi aracılığıyla insanların bilgi almasını sağlıyoruz. Haliyle Türkiye’nin her iline, ilçesine, köyüne varıncaya kadar girmiş durumda Atatürk Üniversitesi. Şimdi insanlar ‘Açık Öğretim Fakültesi’ denildiğinde tercihte bulunma şansları var.

Öğrenci profili nasıl?

İnsanlar da Atatürk Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi hakkında farkındalığı oluştu. Bir zamanlar ‘Siz bölgesel bir fakülte misiniz?’ diye soruyorlardı. Şu an öğrenci profiline bakıyorum. Bizim öğrencimizin yüzde 15’inin Doğu Anadolu, yüzde 31’inin Marmara bölgesinden olduğunu söyleyebilirim. Bunun da yüzde 25’i İstanbul’dan yani her dört öğrenciden biri İstanbul’dan kayıt yaptırıyor. Bu çok önemli ki geçen sene öğrenci sayımıza göre illerde koordinatörlükler belirliyoruz. Bu yıl biz 70 ilde koordinatörlük oluşturduk ve artık bu 70 ilde sınav yapabileceğiz. Mesela İstanbul’da nüfus yoğunluğu nedeniyle normalde iki koordinatörlüğü vardı bunun da sayısını en yakın zamanda artıracağız.

İş bitmeden eve gitmiyoruz (9)

 

Çağrı merkezinde durum ne?

Orası bizim dünyaya açılan kapımız adeta. Orada da 30 arkadaşımız çalışıyor. Çok yoğun bir ilgi görüyor. Öğrencilerimiz bize oradan da ulaşabiliyor. Bir ay içinde 208 bin çağrı aldık. Bu yıl kapasiteyi artırdık 20’den 30’a çıkardık personel sayısını ama yine zaman içinde bu sayıyı artırmayı planlıyoruz. Bunun yanında Atatürk Üniversitesi kampusu içinde Öğrenci İletişim Merkezi de açtık. Biraz iş yükünü dağıtmak istiyoruz. Böylelikle öğrencilerimize daha iyi hizmet veriyoruz. Bunu büyük kentlerde de yaygınlaştırmayı düşünüyoruz. Ankara’daki yerimiz hazır. Atatürk Üniversitesi’nin açacağı otelin girişine de Öğrenci İletişim Merkezi kuracağız. İstanbul’da da böyle bir yerimiz olacak. Zaten hem Asya hem de Avrupa yakasında koordinatörlüklerimiz var.

 

İş bitmeden eve gitmiyoruz (6)Türkiye’nin Açık Öğretim Fakültesiyiz

Artık Atatürk Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Türkiye’nin Açık Öğretim Fakültesidir. Her yıl katlanarak büyüyoruz. Düşünün ki geçen yıl 80 bin olan öğrenci sayısı bu yıl 150 bine ulaştı. Biz her zaman bir sonraki yılı planlarken, yapacağımız her türlü insan kaynağı, teknik alt yapı yatırımını da planlıyoruz. Çünkü 40 binden 80 bine çıkmakla, 80 binden 150 bine çıkmak aynı şey değil. Dolayısıyla öngörülerimiz doğrultusunda gerekli alt yapı, insan kaynağı, bilgi teknolojileri yatırımlarını planlayarak yapıyoruz. Bu şekilde sürekli büyüme trendi gösteren fakülteyiz. Önümüzdeki yıllarda bu büyümenin devam edeceğini düşünüyorum. Çünkü daha çok insan buraya gelmek, buradan eğitim almak istiyor. Tabi sadece büyümeyi hedeflemiyoruz, büyürken kaliteli eğitim vermeyi de hedefliyoruz. Hiçbir zaman eğitim kalitemizden kesinlikle taviz vermiyoruz, vermeyeceğiz. Sadece hedef öğrenci sayısını artırmak değil, bize güvenen, bizden eğitim almak isteyenlere kaliteli eğitim vermek bizim amacımız. Açık Öğretim düzgün yapıldığı zaman çok kaliteli bir eğitim şeklidir. Belki her türlü alan için uygun olmayabilir ama birçok alan için çok çok uygundur. Biz bunu çok daha kaliteli hale getirmek için tüm gayretimizi gösteriyoruz. Materyallerimizi çeşitlendiriyoruz, videolarla, animasyonlarla destekliyoruz. Öğrenmeyi kolaylaştırıcı çeşitli önlemler alıyoruz. Bu şekilde kaliteyi sağlıyoruz.

Röportaj: Onur Sağsöz

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
GÖRÜŞLER
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Albayrak Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0442 233 90 91 | Faks : 0442 233 90 92 | Haber Yazılımı: CM Bilişim