1. YAZARLAR

  2. İ. Gürkan Çelebi

  3. Sandıktan Ölüm Değil Hayat Çıkar
İ. Gürkan Çelebi

İ. Gürkan Çelebi

Editör-İstanbul Temsilcisi
Yazarın Tüm Yazıları >

Sandıktan Ölüm Değil Hayat Çıkar

A+A-

Son virajı döndük…

Pazar günü yeniden milletçe sandık başındayız.

Çok erken olduğunun farkındayım…

Kimsenin yeniden seçime kilitlenemediğinin de.

Ancak bu bir anket değil, seçimin taa kendisi.

O halde hiç olmazsa bu hafta hadiseleri buna göre değerlendirmek için kendimizi adapte etmek zorundayız.

Önce düşünmeliyiz…

Bunca yıldan sonra bir koalisyon bu ülkeye yarar mı?

Yarar diyenleriniz olabilir o durumda soru değişiyor…

Bu ülkede iktidar için yarışan partiler koalisyon olanaklarını zorlayacak kadar özgüvenli mi?

Malesef bu sorunun cevabı yeni bir soruya götüremiyor bizi…

Hayır, değiller!

Haziran seçimleri münasebetiyle milletçe bu sorunun cevabını alalı yıllar değil henüz aylar geçti zira.

Ne yazık ki, değiller!

Peki, ülkenin yeniden bir kaosun içine gömülmeye mecali var mı?

Onun da cevabını ne hazindir ki, hali hazırda yaşamaktayız.

İstikrar her toplumun aradığı huzurun altın anahtarıdır.

Onun içindir ki, düzenin dışındaki aşırı uçlar için anarşist hareketler denilmekte.

Şimdi soru şu, siz bu ülkenin istikrarı yerine bir heyecan kumkumasına kapılıp ya da bir gazabın peşine düşüp ya da sinirlerinize galip gelemediğiniz için kaosa kapı aralayacak -geçen seçimde olduğu gibi- bir neticeye destek vermeyi doğru buluyor musunuz?

Yazdıklarımı hemen AK Parti propagandası gibi algılama kolaylığına girmeyin lütfen.

Zira öyle değiller!

Hem başka bir partiye oy veriyor hem de sözlerim için başınızı manalı manalı sallayarak “öyledir öyledir!” diyorsanız, önce kendi partinize karşı güvensizlik göstermiş olacağınızı söylemek isterim.

Zira MHP’li ya da CHP’li hatta HDP’li olsanız bile iktidarı tek başına -sizin muhalefetinize rağmen- AK Parti’ye yakıştırıyorsanız, bu işte bir sakatlık var demektir.

Ya sizin partiniz ve fikirleri Türkiye için ümit vadetmiyor…

Ya da siz partinizin fikirlerini bile bilmeden çocukça bir iradesizlikle o tarafa doğru bir ömür teveccüh edip duruyorsunuz.

İkisi de hem size hem partinize hakaret anlamı taşır.

O vakit böyle acil ve mecbur olunarak gidilen bir sandıkta alışkanlıkların oyunuzu etkilemesine müsade etmemelisiniz.

Kızgınlıklarınızın, öfkenizin bu topraklarda yaşayan insanların terör belasıyla hayatlarını yitirmesine, fakirlik, işsizlik gibi haketmedikleri neticelere muhatap bırakmasına göz yummamalısınız.

Gördük ki Türkiye iktidarsız kaldığı gün bu ülkenin düşmanları terör bombasının fünyesini ateşlediler…

Gözardı edemeyiz! Bizim çocuklarımız şehit oluyor, başkalarının çocukları değil.

Doların durumu, büyüme rakamları, istikrarsızlığın getirdiği sınırlamızdaki dış tehditler vahim bir yere doğru koşuyorlar.

Bu seçim kızgınlıkların oylara yansıyacağı bir seçim olmamalı…

O zaten Haziran seçimlerinin temel argümanıydı ve sanırım bütün partiler milletin tavrını iyice anlamış oldular.

Şimdi Türkiye için yeniden ayaklarının üzerine doğrulma zamanının geldiğini müjdelemeli bu seçimler.

Büyük, güçlü ve kardeşçe yaşanacak bir memleket özlemine kim tek başına cevap verebilecekse ona şartlı bir desteğin verilme zamanı olmalı bu pazar.

Zinhar sandığa gitmeme ya da seçimi protesto etme oyunlarına gelmek zamanı değil!

Biz hayrı düşünerek, Hakkın tesisine inanarak sandığa gidersek neticeler de hayırlı olur inşallah.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.