1. YAZARLAR

  2. İ. Gürkan Çelebi

  3. Şimdi değilse ne zaman!
İ. Gürkan Çelebi

İ. Gürkan Çelebi

Editör-İstanbul Temsilcisi
Yazarın Tüm Yazıları >

Şimdi değilse ne zaman!

A+A-

Seçim derdi bitti ancak yakın zamanda bitecekmiş gibi görünmeyen bir mesele milletin başında demoklesin kılıcı gibi sallanıyor…

Geçim derdi!

Şimdi artık siyasetçilerin kendi sığ polemiklerinden, seçime yönelik sloganik söylemlerinden kurtulup yüzlerini millete dönme vaktidir!

Sizce de öyle değil mi?

İnsanların temel problemleri çözülemeyecek ve bütün çaba bu sorunları çözmeye yöneltilmeyecekse neden seçim yapıldı?

Biz niçin oy verdik?

Bu kadar söz, bunca tükenen nefes ne içindi?

Seçimi gereksiz görmek kadar tehlikeli değil midir seçimin sonuçlarını hiçe saymaya çalışmak?

Elbette öyledir.

Bu millet bunca fedakarlığı sizin onun oylarını algılayış şeklinizle çevireceğiniz küçük oyunlarla iradesini yok saymaya çalışmanız için yapmadı.

O halde özellikle muhalefet cephesindeki parti içi sıkıntılı süreç bir an önce tamamlanmalıdır.

Gerekiyorsa -ki gerektiği gün gibi ortada- bu partilerin Genel Başkanlarının bir kez olsun fedakarca davranıp, kendi meseleleri nedeniyle milletin meselelerini bir türlü konuşamadığımız bu puslu havayı dağıtmaları gerekir.

Gereken istifa ise bu millet için bu fedakarlık çok mudur?

Kongreyse, yapılıp bir an önce vatanın asli meselelerine dönmek gerekmez mi?

Gerekir de, bu dediklerimiz için de bağrı geniş, hakiki milliyetçi yürekler gerekir.

İnşallah vardır!

Gelelim iktidar cephesine…

Onların bu seçim neticesinde bir sandık sarhoşluğuna müptela olduklarını sanmıyorum.

Zira Haziran’da aldıkları sert uyarının öyle çabucak tarihin tozlu sayfalarına karışacak kadar sıradan olmadığı aşikar.

O zaman seçim sloganlarının gereği gibi işe behemehâl ilk günkü aşkla başlamaları gerekir.

Hiç beklemeden.

Hükümetin kurulması ile ilgili kanuni sürelerin izin verdiği en kısa zamanda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Başbakan’ı yetkilendirmekte gecikmeyeceği ortada.

Bu usul halledilir halledilmez yeni kabineden beklentimiz Bakanlar Kurulunun mümkün olabilecek en fazla insanın benimseyeceği ve güveneceği isimlerden oluşmasıdır.

Sonra sırada terör belasının ciddiyetle üzerine gidilmesi var. Bu konuda Haziran seçimlerinin ortaya çıkardığı irade boşluğunun ülkemize ne kadar pahalıya patladığını herkesin yaşayarak anladığı bir gerçek olarak karşımızda duruyor.

Terör konusunda silaha bulaşanlarla tavizsiz bir mücadele yapılmalı ancak halk bu süreçten kazanımlarını ve huzurunu kaybetmeden çıkmalıdır.

Bu mümkün müdür?

Bu kadar yılın acı tecrübesi ve kuvvetli bir hükümetin doğru adımlarıyla elbette mümkündür.

Türk ve Kürt olarak insanları ayırmadan ancak asli kimliklerini de inkar etmeden alınacak yol; uzun, meşakkatli ama bir o kadar da insani ve sonuca odaklıdır.

Ardından hatta eşzamanlı elbette geçim derdinin ve son aylarda kötüye giden ekonomik parametrelerin hızla iyileştirilmesine çalışılması gerekir.

Bu millet, bütün unsularıyla istikrara oy vermiş ve AK Parti’nin bu çerçevede en inanılacak taraf olduğuna sandıkta çıkardığı neticelerle karar vermişse, bu neticenin hakkını vermek de elbette Davutoğlu ve ekibine düşer.

Milletin açtığı barış yolunu tıkamaya çalışanların ise artık korkularından sıyrılıp neticeden ders alacak bir muhasebeye oturmalarının bundan daha mükemmel bir zamanlaması olmaz!

Olmaz… hakikaten olmaz!

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.