1. YAZARLAR

  2. İ. Gürkan Çelebi

  3. Vedat Aydın öldü diye sela verirler
İ. Gürkan Çelebi

İ. Gürkan Çelebi

Editör-İstanbul Temsilcisi
Yazarın Tüm Yazıları >

Vedat Aydın öldü diye sela verirler

A+A-

Balkondaki sardunyalar üşüdü!

Oysa daha dün onları okşayıp yeniden tomurcuklanmalarına sevinmiştik.

Beyaz bir matemle sarsıldılar zahir…

Kim bilir belki kar yağdı üzerlerine içlerine attılar.

 

Gelen haber kara haber değildi lakin bizi hüzne boğdu.

Hazreti Mevlana lisanınca Şeb-i Arus’u müjdeliyordu havadisler lakin kalbimizi yakan bir düğün gecesi oldu.

İnşallah Hucurat Suresi’nin 10. ayetinde tarif edilen kardeşlerdendi son havadisiyle kalbimizi yasa boğan…

Göz açıp kapayıncaya kadar süreceğini bildiğimiz geçici alemden, hayat-ı hakikiye uğurladığımız kardeşimiz…

Vedat Aydın öldü dediler, diyenlere bakıp Yunus’ca bir tefekküre daldık!

Bu dünya ol ahiretten içeri 
Aşığın yeri var kimseler bilmez 
Yunus öldü diye sela verirler 
Ölen hayvan imiş, aşıklar ölmez

 

Hayatını şahit olarak olarak geçiren bir kardeşten bahse başlanıldığında zahiren ölümün batınan ebedi bir diriliğe açılan kapı olduğu gerçeğinden uzak tutmamalıyız düşüncemizi.

İnanıyoruz ki, sonsuz bir hayat müjdelenmiş bize ve onu vaadeden zerre kadar eksiği olmayan, sözünden asla caymayan, Alimlerin en Alimi, şefkat ve merhamette emsali bulunmayan Sahibimizdir.

İşte bu yüzden kederlenmek aciz kulların asli vazifesidir amma ümidden kesilip isyankar olmak asla bize yakışmaz.

Vedat Aydın, hayatı boyunca mürekkep kokulu ellerle dolaştı yeryüzünde…

Ellerine sürülen mürekkebin, parmaklarını nasırlaştıran kalemin hakkını vermek için çırpınıp durdu…

Kalemle kullarına yazmayı öğreten Rabb’inin, terbiyecisinin, ona hakikat yolunu gösteren Rahman’ın edepli bir kulu olmak için sarf etti kısa hayatını.

Hayatı görünüşte kısaydı ama o aktif iyilere nasip olacak bir bereketle azı çoktan fazla kılmayı başarmaya çabaladı.

Rahim olan Allah, onun iyiliklerinin zerresini zayi etmeyecektir muhakkak.

Vedat Aydın ile ilgili ne yazıktır ki, benim yazdığım ilk yazıdır bu…

Onun daha yüce gönüllü bir kalemi vardı…

Yazdıklarını okuyabileceğim bir zamana yetiştirmeyi becerebildi…

Vahiyden Kalbe isimli kitabım için layık olmadığım yürek okşayıcı sözler kaleme aldı.

Bense ancak ahirette karşılaşabilirsek haberdar edebileceğim satırlarla yetinmek zorundayım.

Rahmetli kardeşim Vedat, içinde Allah’ın insanlara tenezzül ederek indirdiği bir şey gördüğünde nasıl heyecanla onun peşine düştüğüne yazdıklarınla şahidiz.

Senin sahip olma, şöhret bulma, üstün görünme, ırkına, ailene ya da enaniyetine vurgu yapan hâl ve hareketlere uzak durduğuna; başı öne eğik duruşun, tebessümüyle gönül alan bakışın ve mütevazı sözlerinle şahidiz.

Biz az görüştük, sen Rahim olan Allah’ın huzurunda hesap vermek üzere son saati kabir aleminde beklemeye bizden daha heveskâr oldun ve takdirin değişmez neticesinin tecellisini tekraren insanlara gösteriverdin

Biz senden razı olduk umarız ki, Rahim olan ve Tevvab’iyetiyle kullarının yüzünü hep güldüren Allah’ta senden razı olur.

 

Sevgili Vedat kardeşim, eskiden geçici dünyada ne kadar kalabalık olduğumuzu düşünür ve kendime çok güvenirdim.

Bir bir uğurladıklarımıza baktıkça artık burada azalıp ebedi alemde hızla çoğaldığımızı anlıyorum.

Belki de o yüzden her geçen gün gidenlerin ardından kalbimi yoran hüzünlerim ebedi ümitlere dönüşüyor.

Ve artık kavuşmayı gitmek saymıyorum. Özlemek elbet yüreğimi yakıyor lakin vuslatı bilmek tesellisi artık daha şefkatle sarabiliyor yaralarımı.

Allah’ın affı ve rahmetiyle yeniden buluşuncaya kadar hakkımız varsa helal ediyoruz sevgili kardeş.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.